Doğal afetler, iyi bir gelecek kurmak, daha nitelikli liderler bulup çıkarmak için fırsattır.
Demokratik toplumlar bu fırsatları doğru kullanarak gelişiyorlar. Liderlerini bu sayede sınayarak seçebiliyorlar.
"Kar taneleri doğadaki en kırılgan şeylerdendir. Ama bir araya gelince bakın neler yapabiliyorlar.." Bunu gördük..
Meteorolojinin bando-mızıka haber verdiği kar İstanbullunun hayatını kararttı.
Aynı utanç verici çaresizliğe tekrar düşmek istemiyorsak, Mart'taki seçimleri alıştığımız kalıpları kırarak değerlendirmek gerekiyor.
Öncelikle bu sınavda çuvallayan yönetimi (merkezi ve yerel) bağışlamamak lâzım..
İstanbul'un yeni belediye başkanını, ruhunda lider cevheri taşıyan kişilikler arasında aramak gerekiyor. Yazık ki geniş bir seçenekler yelpazesine yine sahip olamayacağız.
Türkiye'yi öncelikle cesur ve yaratıcı yöneticilerin kendilerini gösterebildikleri bir yarışma ve rekabet alanı haline getirmek gerekiyor.
Batıda liderlik gerektiren işlerin büyük bir kısmını, kâr amacı taşımayan sivil kuruluşlar yapıyor. Toplumsal ve ekonomik gelişmenin enerjisini bu kuruluşlar sağlıyor.
Demokrasimiz, sivil örgütlerin çoğalmasıyla zenginleşecektir. Aksi halde, partilerin dar çıkar kaygıları ile belirledikleri adaylar arasında yaptığımız seçimlerin sonuçlarına mahkum olmaya devam edeceğiz.
Parti liderleri, büyük kentlerde büyük başarılara imza atacak kişileri istemezler. Çünkü onların, yarının liderleri olarak kendileri için tehdit görürler.
Büyük kentlerimiz vasat yöneticiler değil, kendi küllerinden yeniden doğan "Anka Kuşu gibi her gün kendi bozgunundan yeniden doğan", hırsını aklı ile yönetebilen namuslu, çalışkan, heyecan verici liderler bekliyor.
Sivil toplum örgütleri, en azından yerel yönetimler için partili adaylara alternatifler çıkarma gücüne erişmedikçe kaderimizin zincirlerini kıramayacağız.
Kara saplanmaya devam edeceğiz ve bilimin "eli kulağında" dediği İstanbul depremini geciktirmesi, bu çaresiz millete acıması için Allah'a dua edeceğiz.
Paranın dini-imanı
"Paranın dini imanı olmaz" sözünü Başbakan Erdoğan dahil, iktidar sözcüleri çok sevdiler..
Her fırsatta tekrarlayıp durdukları bu söz halkın dikkatini çektiği gibi merakını ve endişelerini de tahrik ediyor.
Bu konuda çok okur mektubu alıyorum.
"Milli Görüş gömleğini çıkardık" diyen Tayyip Erdoğan, değişim sinyali ile önyargılan yıkmak ve daha geniş kitlelerin güvenini kazanmak istiyor. İyi de yapıyor. Ama üstüne bir şey giymeli. "Paranın dini imanı olmaz" dediği zaman çıplak kalıyor.
Çünkü her para aynı değildir.
Kaynağından ötürü helâli, haramı olur. Nasıl kazanıldığı, hangi amaçla harcandığı, laik demokrasilerde de önemlidir.
Öyle olmasaydı vergi idaresinin, vergilendirilen kazancı kutsayan sloganları palavra olurdu. Değil mi?
Lider arayalım
Doğal afetler, iyi bir gelecek kurmak, daha nitelikli liderler bulup çıkarmak için fırsattır
Haberin Devamı

