Üniversiteli bir kızın gönderdiği mektupta okuduklarım bana “Katırlar tepişir çimenler ezilir” sözünü hatırlattı.
Din üstünden siyaset yapan ve türban istismarından rant sağlayan partiler ile laik rejimin tehlikeye gireceğini düşünerek direnen kesimler arasında sıkışmış kim bilir kaç Leylâ var?
Soyadını güvenliği için saklamaya mecbur olduğum bu Leylâ, üniversite üçüncü sınıf ekonomi bölümü öğrencisi. Şunu yazmış:
“Baş örtüsü ve türbanı isteyerek takan arkadaşlarımızın bir zorluğu var, kabul ediyorum. Ancak onlar için çıkar yol da var: Şapka, bere veya peruk kullanarak kendileri için doğru olanı yapma şansına sahipler. Ancak şu an tartışılan gerçekleşirse ben ve benim durumumda olan pek çok arkadaşımın hiçbir şansı kalmayacak.
Kimimiz ailemizi üzmemek için veya zorla kendimize rağmen kapanmak zorunda kalacağız, kimimiz direnmeyi seçip ailesiyle gerilimler, tartışmalar yaşayacak.
Türban yasağı bana bir özgür yaşam alanı sağlıyordu. Ailem üniversiteyi kazandığımda sevinmiş, ısrarla takmamı istedikleri baş örtüsünü bile ‘Peygamberimiz önce okumayı emretmiştir’ deyip fakülteme örtüsüz gitmeme izin vermişti.
Şimdi yasak kalkarsa aileme karşı bir mazeretim kalmayacağı için 3 yıl önce tamamen çıkardığımı sandığım örtüyü yeniden takmak zorunda kalacağım.”
Türban uğruna anayasayı değiştirmeyi göze alanlar, örtünmek isteyenlere özgürlük inşa edeyim derken türban takmayanları türlü türlü zorbalık karşısında savunmasız bırakacaklarını bilmelidirler!
“Artık bahanen kalmadı, örtün! Yoksa...” diye başlayan tehdit ve baskılar Leylâ’lara yalnız aile içinden değil, mahalleden ve dinci örgütlerden de gelecektir.
Üniversitelerdeki huzur ortamı bu iktidarın puanını artıran bir şanstı.
Laik rejime sadakat yeminlerini bozdukları gibi kendilerini de sabote ediyorlar!
Esrarengiz...
Bu MHP’nin siyasetine akıl ermiyor.
Üçlü koalisyon krizden çıkışın meyvelerini toplayacağı mevsime giriyordu ki MHP erken seçimin lokomotifliğini yaptı ve baraj altında kaldı.
Son seçimde halkın affına uğrayıp meclise girdi. Bu defa da AKP iktidarının “takma motor”u gibi çalışıyor.
AKP’yi uzlaşma mecburiyetinden kurtaran yardımlarını aynı gerekçeye bağlıyorlar:
“Maskelerini düşürüyor bahanelerini ellerinden alıyoruz!”
Muhalefetin görevi, iktidarın yanlışlarına yardım etmek midir, yoksa engel olmak mı?
MHP birçok tarafsız hukukçunun imkânsız dediği anayasa değişikliği için AKP’ye güç ve cesaret vermiştir.
Çankaya’da türbana tarafsız bakan bir Cumhurbaşkanı olsa neyse.. Gül ailesi türban yüzünden devletle mahkemelik olmuştur.
Rejimin kendisini savunmakta bu yönden zaafı var.
Onun suçlusu da MHP...
Çünkü Başbakan uzlaşma arayacağını kabul etmişken MHP imdadına yetişti ve AKP tekrar Gül’e sarılarak türbanı Çankaya’ya çıkardı.
MHP korkarız muhalefette iktidar aşınmasına uğrayacak!

