Korkulan oldu. Canavar teröristlerle gücünü kanıtlama şehveti içinde çocukları bile unutan Rusya devleti çarpıştı.
Kim kazandı? İki taraf da kaybetti..
Çocuk cesetleri, iki tarafı da acımasızlıkta eşitlemiştir. Rusya, Moskova tiyatro baskınından sonra ikinci bir Pirus zaferi kazanmıştır!
Dün dökülen masum kanlan "medeniyetler çatışması" adlı zehirli ağacı sulamaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Huntington bir öngörüde bulunmamış, Soğuk Savaş'ın ardından Batı'ya yeni düşman icat eden bir tez sunmuştu.
Tezine göre "Yeni dünyada temel çatışma kaynağı ideolojik veya ekonomik olmayacaktır. Büyük bölünmeler kültürel olacaktır. Küresel siyasetin çatışmaları farklı medeniyetlere ait uluslar ve gruplar arasında cereyan edecektir. Medeniyetler çatışması, küresel siyasete egemen olacaktır."
İslâmi terör ve bu bağlamda Çeçen terörü işte bu uğursuz değirmene su taşıyor.
İslâm adına vahşet üreten gruplar ve onlara yataklık edenler aslında İslâm inancına ve Müslümanlara ihanet ve kötülük ediyorlar.
Güç ve kararlılık göstermek uğruna kendi çocuklarını feda edecek kadar gözü dönmüş devletler de, insani değerlere saygısızlıkta teröristlerden geri kalmadıklarını kanıtlıyor.
Evet, çocuğu rehin alan acımasızlık ezilmeli. Ama bunun bedeli, yüzlerce çocuğu feda etmek mi olmalı? Bu tecrübe, teröre hedef olan bütün devletlere ibret olmalıdır.
Osetya'da iki taraf da aynı cehennemlik suçu işledi. İki taraf da birbirlerine bundan sonra kullanacakları nefreti hediye etti!
Medeniyetler çatışması, yıkım senaryosudur.
Bu felâketi ahlâk ve faziletten nasip almamış bir akıl önleyemez.
Medeniyetlerin, tarihi oluşturan bir okyanus olduğunu, küreselleşme çağında bu suların bölünemeyeceğini insanlık bir gün anlayacaktır.
Dileyelim ki terör gruplarını, uluslararası rekabette politik koz olarak kullanan egoizm ve iki yüzlülük bir an önce son bulsun.
Masum kurbanların açtığı nefret uçurumları daha fazla derinleşmesin..
Bu işi AB çözer!
"Devletin yatak odasında ne işi var?" diye soranlara Adalet Bakanı Çiçek VATAN aracılığıyla cevap verdi:
"Eşlerden biri yatak odasına davet ederse devlet müdahale eder!"
Toplumdan yükselen itirazların AKP iktidarını ikna etmeye yetmeyeceği anlaşılıyor.
Cemil Çiçek, sadece Anadolu kadınlarından değil "çok farklı kesimlerden, hiç aklınıza gelmeyecek kişilerden" talep geldiğini söylüyor.
Kimler ola ki?
"Zina avcılığı" aldatılan eşlere hizmet veren veya şantaj yoluyla para sızdıran yeni bir meslek yaratarak işsizliğe çare getirebilir..
Magazin dünyamızı daha da rezilleştirerek zenginleştirebilir. Ama değer mi?
Ankara'ya Verheugen'den önce AB'nin uyarısı geldi: "Zinaya ceza, başka bir çağdan kalma uygulamadır.."
Bu bir ümittir. Çiçek "Batı hukuku bu konuyu boşanma sebebi kabul ediyor, ceza alanına taşımıyor. Ama biz o noktaya geldik mi?" diye soruyor.
Verheugen Ankara'da "Geldiniz tabii..
Gelmeseydiniz üyelik müzakereleri için tarih verilmesini önerir miydik?" derse...
Buna iktidar itiraz mı edecek?
Lanet olsun!
Korkulan oldu. Canavar teröristlerle gücünü kanıtlama şehveti içinde çocukları bile unutan Rusya devleti çarpıştı
Haberin Devamı

