Lanet olsun!

Tarihin kavşağındayız ve yine terör şantajı ile karşı karşıyayız.. Ne büyük haksızlık! Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu'na değil, aslında Türkiye'nin istikrarına, yükselmeye başlayan umutlarına ve güven duygusuna kurşun sıkıldı.

Haberin Devamı

Tarihin kavşağındayız ve yine terör şantajı ile karşı karşıyayız.. Ne büyük haksızlık!

Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu'na değil, aslında Türkiye'nin istikrarına, yükselmeye başlayan umutlarına ve güven duygusuna kurşun sıkıldı.

Dikkatlerimizi ve çabalarımızı AB üyeliği gibi büyük bir hedefe, Kıbrıs davasına ve Irak savaşına yoğunlaştırmak zorunda olduğumuz bir dönemden geçiyoruz.

Kendimize, yöneticilerimize güvenmek ihtiyacındayız.

Terörün yenilip sıkıntılara rağmen toplumsal barış havasının yaratılması ve ardından güçlü bir hükümetin kurulup değişim politikalarına halktan destek sağlaması ile güven duygusu yükselmeye başlamıştı.

Uyanan umutların kalıcı bir istikrara dönüşmesine izin verilmeyeceği, karanlık güçlerin terör kartını ilk fırsatta tekrar oynayacaktan ihtimali, bastırılmış bir korku olarak hep içimizde yaşıyordu.

Korkulan oldu.. Türkiye'nin düşmanları, toplumsal birliği, özgür düşünme ortamını dinamitlemek amacıyla terör silâhını çektiler.


Şüpheliler listesi

Doç. Dr. Hablemitoğlu, şeytanca seçilmiş bir kurbandır.

Hablemitoğlu, Fethullah Hoca'nın Türkiye aleyhine CIA tarafından kullanıldığını iddia etmiş, Alman vakıflarının Türkiye'deki yasa dışı faaliyetleri hakkında basılmış, Polis örgütünde Fethullah Gülen yapılanması ile ilgili henüz piyasaya çıkmamış kitaplar yazmıştı.

Araştırmaları bazı davalarda savcılık iddianamelerinde kaynak olarak kullanılmıştı.

Çalışma alanının genişliği ve taşıdığı önem, şimdi bu suikastin şüpheliler listesine ister istemez pek çok İslâmi örgütle birlikte yabancı gizli servisleri de dahil edecektir.

Terörün amacı, güven ve umudun yerine şüphe ve korkuyu koymaktır.

Bunca terör tecrübesinden geçmiş Türkiye, aynı tuzağa bir kez daha düşecek mi?

Şimdi mesele budur..

Çünkü güvensizlik batağına düşme tehlikesi, Türkiye'yi AB, Kıbns ve Irak sorunlarında yanlışlara sürükleyebilir.


İktidarın sınavı
Bu suikast AKP iktidarını çok erken bir sınavla karşı karşıya bırakmıştır.

Terör, akla en yakın ihtimalle en olmadık ihtimalin gerçeğe aynı uzaklıkta göründüğü bir karmaşa ortamıdır. Bir suikast, ihtimal hesapları arasında pek çok masum kişi ve kurumu da zan altında bırakır, olay faili meçhul kaldıkça devleti ve iktidarı yıpratır.

Bir aydının teröre kurban verilmesinden doğan kaybı karşılamak mümkün olamaz ama suçlular kısa zamanda yakalanabilirse teselli duygusundan daha fazla şeyler kazanılır.

Hükümet, devletin terörle mücadele alanındaki tüm birikimini kullanarak bu başarıyı bütün gücüyle aramalı ve yaratmalıdır.

Türkiye şu dönemde gizli servislerin satranç tahtası, terör örgütlerinin av sahası olmamalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR