Geleceğe ilerleyen yolda Cumhuriyet Türkiyesi bugün tarihi bir olay yaşayacak.
İktidar türban sorununu kendine özgü üslubu ile yani oldu-bitti ile çözmeyi deneyecek.
Türban dini bir simgedir.
Güç oyununda eğer araç olarak kullanılıyorsa, siyasi simge niteliği de kazanır.
Bununla ilgili yığınla yargı kararı var.
Başbakan’ın türban için “deyin ki simgedir” sözü var.
Şu da unutulmamalı:
Laiklik ilkesinden vazgeçmiş bir rejime demokratik cumhuriyet diyemeyiz.
Türkiye yıllardan beri türban tartışması yapıyor. İktidar hedef büyütmüştür. Üniversitelerde türbana yol verilirken “Kamu alanını bu serbestiye dâhil etmeyeceğiz” denilmişti; hem de Millet Meclisi dâhil edildi.
Meclisi de bağlar...
Bu operasyonu planlayanlar halkın idrakini hafife alıyorlar.
Üç yıldır başları açık olarak görev yapan bir grup AKP’li kadın milletvekili hac dönüşü örtünmeye karar verdiklerini ilân ettiler.
O adımı büyük ihtimalle bugün hayata geçirecekler.
Anayasa’nın 24’üncü maddesi “Dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar” etmekten kişi ve kurumları menediyor.
Türban oyununun tam da bu yasağı çiğnemek olduğuna birçok yüksek mahkeme kararı tanıklık ediyor.
Anayasa Mahkemesi kararları bir içtüzük kuralı yaratılarak değiştirilebilir mi?
Yapılmaya çalışılan budur.
Anayasamızın 153’üncü maddesi ise şunu diyor:
“Anayasa Mahkemesi kararları (...) yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.”
“Meclis’i bağlamaz” hâle nasıl getireceksiniz?
Rejim zarar görebilir
Baş örtüsü istismarı seçim dönemlerini karıştıran, haksızlıklar yaratan bir sorun olarak yıllar boyu sandığın adaletini bozdu, siyasete zarar verdi.
Bu müzminleşmiş hastalığa son vermek seçimleri anlamsız kavgalardan kurtarmak için fırsat olabilir.
Doğru ama keşke bu iyiliği sağlamanın bedeli, dini ideolojik bir kimlik gibi teşhir eden milletvekilleri yaratmak olmasaydı.
Rejimin laiklik değerine çok zarar vermeyecek bir formülü partiler ortak çabalarla arayıp bulmalıdır.
Aksi hâlde demokrasimiz, Batılı benzerlerinden çok farklı olacaktır.
En azından şu:
Oralarda kadın giyimini modacılar belirliyor.
Burada Allah adına hareket ettiğini söyleyen din istismarcıları.
Yani “helal modacılar”..
Umarız bütün bunlar kötü bir rüyadır..
Laiklik zarar görmesin...
Haberin Devamı

