Dine dayalı rejimin doğasında radikalizm vardır. Kolalı içecek gibi diyeti olmaz bunun.
Ya demokrasi vardır, onun da ön şartı laikliktir veya şeriat kurallarına dayanan İslâmi rejim...
Yani "Ilımlı İslâm" olmaz.
Olur diyenler ya cahildir veya kandırmak için narkoz veriyordur topluma.
Cumhurbaşkanı irticanın siyasete eğitime ve devlete sızmaya çalıştığını ihbar etti geçen hafta.
Dinin inanç olarak sınırsız bir özgürlükle anayasal güvence altında olmakla beraber, sömürülmesinin ve kötüye kullanılmasının yasaklanabileceğini, bazı temel haklara bu amaçla sınırlamalar konulabileceğini söyledi. Sen misin söyleyen...
Sakin olalım
Ahmet Necdet Sezer'i İran Devlet Başkanı Ahmedinecad ile kıyaslamaya kalkıştılar.
Başbakan Erdoğan bile kendinden önceki siyasetçilerin inançlarını aşağılayan ifadeler kullandı.
"Bu ülkede dindarlar da siyaset yapma hakkına sahip" dedi.
Hocası'na ve kendisini siyaset dünyasına armağan eden eski partilerine vefasızlık etti, o partilerin dini sömürdükleri için kapatıldıklarını unutuverdi. Neyse..
Laikliğin törpüsü "Ilımlı islâm" uyutmacasıdır. Ve hiç kimse din kurallarının egemenliğini kurduğu bir toplumda toleransın alanını genişleteceği hayalini kurmamalıdır.
İran'da Humeyni devriminin üzerinden çeyrek yüzyıl geçti. Rejim yerine oturduktan sonra tolerans rüzgârları esmeye başladı. İlk etkileri kadınların giyim kuşamında görüldü. Baş örtüleri gevşedi, saçların bir kısmı ortaya çıktı. Derken...
Bizim türban
İran'da rejim yeniden gazaba gelmiştir: Yarından itibaren yetersiz örtünen kadınlar tutuklanacak ve 2 aya kadar hapis cezasına çarptırılacak!
Tuhaf ama İran'daki mollalar rejiminin görmek istediği şey, Türkiye'de takılan türbandır.
Bizdeki türban yasağına muhalefet edenler hep şunu söyler:
"Yasak tahrik ediyor. Yasak kalksa gerilim düşecek, heves kaybolacak, sorun çözülecektir.."
Tek başına İran örneği bile yalanlıyor bunu. Örtünmeyi dayatan, erkek egemen iktidardır. Bu, cemaat iktidarı olabilir, devlet iktidarı olabilir. Toplum elini verdiği takdirde kolunu kurtaramaz.
Ve en büyük acıyı da gerçek dindarlar çeker. Çünkü laiklik korumasından yoksun bir toplumda kimin daha dindar olduğunu, gücü eline geçirenler tayin eder.
İran'daki devrimin ilk dört yılında Humeyni yanlısı 400 siyasetçi ve din adamı, yeteri kadar İslamcı bulunmadıkları için kökten dinciler tarafından öldürülmedi mi?
Laiklik asıl dindarı korur
Dine dayalı rejimin doğasında radikalizm vardır. Kolalı içecek gibi diyeti olmaz bunun. Ya demokrasi vardır, onun da ön şartı laikliktir veya şeriat kurallarına dayanan İslâmi rejim...
Haberin Devamı

