MGK toplantılarında neler konuşulduğu ve ne kararlar alındığı, sonuç bildirilerinden pek anlaşılmaz.
Üç beş satırlık açıklamadan her siyasi görüş kendi çıkarına uygun yorumlar üretir. Olan bitenin aydınlığa çıkması birkaç gün alır.
İrtica tehdidi ekseninde, iktidarı hedef alan eleştiri ve uyarılara sahne olacağı beklentisi nedeniyle dünkü toplantıya gergin bir havada gidildi.
Yaratılan beklenti, kurulun askeri kanadının her şeyi dan-dan söyleyeceği biçimindeydi.
Merak edilen, eleştiriye hedef olan hükümet kanadının ne tavır alacağı idi.
Bir gün önce arkadaşlan ile strateji belirlemek için toplantı yapan Başbakan Erdoğan'ın şu sözleri gerginliği doruğa çıkardı:
"Gerilim istemiyoruz. Ama yumuşak başlıysak uysal koyun da değiliz!"
Uysal koyun-deli dana
Ben bu sözleri kriz potansiyeli değil çözüm umudu olarak gördüm.
Çünkü Erdoğan'ın sözü, eleştiri ile karşılaştıkları takdirde savunma yapacakları anlamına geliyordu.
İktidarın icraatını savunma gücünü kendinde hissetmesi, gerektiğinde ikna olmaya ve geri adım atmaya hazır olduğunu da gösterir.
Elbette iktidar "uysal koyun" olmamalı ama "deli dana" da olmamalı!
Mesela Erbakan Refah-Yol döneminde irtica tehlikesini "deli dana" ölçüsüzlüğü ile körükledi, yaptıklarının savunulur yanı olmadığı için de önüne konulan kararları 28 Şubat MGK'sında "uysal koyun" gibi imzaladı.
"Gerçeğin ışığı fikirlerin çarpışmasından doğar" anlamına gelen Osmanlıca bir atasözü vardır, severim.. Devletin güvenlik siyasetinin konuşulduğu MGK bir fikir platformu olabilirse bundan herkes kazançlı çıkar.
Özellikle bu dönemde
Meselâ devlet içindeki siyasi kadrolaşmanın azgınlığı makul bir çizgiye çekilebilir..
Yurtdışında Türkiye'nin altını oyan köktendinci örgütlerle diyalog kurulmasını büyükelçiliklere görev olarak yükleyen o rezalet Dışişleri Bakanlığı genelgesi iptal edilebilir..
Öte yandan yurtdışındaki Türk örgütleri ile diyalogda askerlerin rol alması, MGK Genel Sekreteri'nin ulusal AB politikasına ters görüşler savunması yanlıştır; bunun düzeltilmesi sağlanabilir.
Dünkü toplantının açıklamasında "Laiklik ilkesinin önemi ve titizlikle korunması vurgulandı" deniyordu.
Bu içeride ne tonda vurgulandı; daha sonra öğreneceğiz. Hükümet bu mesajı nasıl algıladı; icraatına bakarak yakında göreceğiz.
Ama korkulan olmamıştır.
Başbakan'ın yakın çalışma arkadaşlarını MGK'dan hemen sonra toplantıya çağırması da bizce olumlu bir işarettir.
MGK'yı demokratik karar mekanizmasının verimli bir uzvu olarak çalıştırmak, yumuşamayı ve sonuç alıcı bir denetimi hayatımıza kazandıracaktır.
İktidar partisinin her istediği yasayı Meclis'ten geçirme gücüne sahip olduğu şu dönemde işleyen bir MGK, her zamandan daha çok lâzım.
Laikliğe dikkat!
MGK toplantılarında neler konuşulduğu ve ne kararlar alındığı, sonuç bildirilerinden pek anlaşılmaz. Üç beş satırlık açıklamadan her siyasi görüş kendi çıkarına uygun yorumlar üretir. Olan bitenin aydınlığa çıkması birkaç gün alır
Haberin Devamı

