Laik devlet dinin emri

Haberin Devamı

Vatandaş merak ediyor. Cevapları bulduktan sonra bu defa da endişeye düşüyor.

İnternet derya gibi. Akıllı bir iktidar bu imkân sayesinde halkın nabzını her an tutar, mutlu eder seçmenini.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin güvence altına aldığı bir sisteme zaten sahip değiliz. Her geçen gün sorunlar çeşitlenip yayılıyor.

Bir akademisyenin dediği gibi Başbakan Erdoğan bir özgüven patlaması yaşıyor. Çünkü kendisine gerektiğinde “dur” diyecek kurumlar işlerini yapamaz hâle gelmişlerdir.

Meclis, gece yarısı operasyonları ile kanun üretmenin ayıbına alışkanlık kazanmıştır.

Yargı ve medya, demokratik toplumun vazgeçilmez denetim mekanizmalarıdır. Ama onlar da tepkisizliğe alıştırılmıştır.

İki ayyaş kimdir?

Şu aralar izlediğimiz tartışma, Başbakan’ın gözünde alkol kullanmanın dini emirler açısından önemini daha öne çıkarmıştır.

“İçeceksen git alkolünü evinde iç” demiştir.

Haklı itirazlar yükselince, daha endişe verici bir tepki göstermiştir:

“İki ayyaşın yaptığı yasa sizin için muteber oluyor da, inancın emrettiği bir gerçek, sizler için niye reddedilmesi gereken bir olay hâline geliyor?”

Başbakan’ın bu sözleri, iktidar partisinin dini referans alarak icraat yürüttüğü iddiasına kanıt oluşturuyor.

İçki satışı ile ilgili düzenlemelerin gizlenemeyen amaçları, dinin siyasi çıkarlar için ne kadar sorumsuzca sömürüldüğünü ele veriyor.

Başbakan’ın geçtiği yerler enkaz hâline dönüşüyor.

“İki ayyaş” kim?

Selim seçimi yanlış

Dün Boğaz’a üçüncü köprünün temel atma töreni yapıldı.

İktidarın siyasi çıkar amaçlı bir sürpriz hazırladığı belli oluyordu.

Ama riskin büyüklüğü, tedirginlik olarak hareketlere yansıyordu.

Meğer köprüye Yavuz Sultan Selim adını vermeyi kararlaştırmışlar.

Yavuz Selim, 1512’de tahta çıkıp sekiz yıl saltanat sürmüş bir Osmanlı padişahıdır. Halifeliği Osmanlı hanedanına getiren de odur.

Anadolu’da Alevi tebaaya karşı katliam yürüttüğü yolundaki iddialar Yavuz Selim’in kötü şöhretidir.

Din ve mezhep çatışmalarının kolayca alevlendiği bir dönemde yapılan bu isim tercihini iyi niyetle izah etmek hayli zordur.

Mısır’a gittiğinde Başbakan Erdoğan meydanı dolduran Arap halkına “Ben Mısır’ın da laik bir anayasaya sahip olmasını tavsiye ediyorum” demişti.

Şimdi burada, bu yasakları dinimizin emri olduğu için uygulamaya koyduğunu söylüyor.

Sözleri laikliğin ayağa kalkamayacak kadar ağır darbe aldığını haber vermiyor mu?

DİĞER YENİ YAZILAR