Başbakan Erdoğan iki yıl devlet adamı gibi davranmaya özen gösterdi ve ödüllerini fazlasıyla topladı.
Yasa dışı tarikat okulları ve izinsiz Kuran kursları açanları hapis cezasından kurtaran düzenlemeye yönelik eleştirileri cevaplayayım derken uzun bir aradan sonra şimdi ilk kez o bildiğimiz "standart siyasetçi" tipinde karşımıza çıkıyor.
Bozulmaya mı başladı, aslına mı rücû ediyor, bilmiyoruz.
Bildiğimiz bir şey varsa o da, kredisini kaybedecek, bedel ödeyecek, yazık olacaktır.
Başbakan dün CHP lideri Baykal'a ve onun gibi düşünenlere cevap verdi.
Bilindiği gibi AKP milletvekilleri, tarikat okulları ve izinsiz Kuran kursları açanları hapisten kurtaran düzenlemeyi yeni TCK'ya koydular.
CHP'liler şimdi izinsiz Kuran kursları yanında tekke ve zaviyelerin, hatta bölücü eğitim veren okulların yollarının açılacağını söylüyorlar.
Kimi kandırıyor?
Tayyip Erdoğan da diyor ki:
"Bu millet Müslümandır, tabii ki dinin gereğini öğrenecek, tabii ki kitabını öğrenecek."
İkinci olarak şunu söylüyor:
"Hiç kimse, hiçbir zaman bu ülkede Kuran'ı öğrenmeyi bir terör örgütü için araç olarak, istismar aracı olarak değerlendirme yanlışına giremez."
En sonunda da Baykal'a nişan alıyor: "Bir tarafta Mescid-i Aksâ'da el bağlayacaksın, namaza duracaksın, öbür tarafta geleceksin Kuran öğrenilmesine karşı çıkacaksın. Bunda anlaşılır yan yok.."
Anlaşılması asıl zor olan, Tayyip Erdoğan'ın milli görüş gömleğini giydiği günlerdeki siyaset üslubuna niçin dönüş yaptığı sorusuna cevap bulmaktır.
Halkın zekâsını hakir gören, radikal bir azınlığın azgınlığını bilemekle yetinen bir çaresizlik vardır bu üslupta.
Kimse "çocuklarımız Kuran öğrenmesin" demiyor. "İzinle açılsın, çocuklara ne öğretildiğini devlet denetlesin.."
İstenen budur.
Rolü değişmesin
Bu kursların denetimi anayasanın da emridir. İktidar partisi bu nedenle izinsiz okul ve kursları yasada yasak kapsamına koymuş, fakat cezasını kaldırmıştır.
Tavşana kaç, tazıya tut taktiğidir, iki yüzlülüktür bu.
izinsiz kurslarda devlet ve millet bütünlüğünü bozacak şekilde din yerine hurafe öğretildiğini en iyi AKP'liler bilirler.
Din öğretisini terör örgütlerinin araç olarak kullandıkları gerekçesini istismar sayan Başbakan Erdoğan, Sivas'ta aydınlar ateşe verilirken ve Hizbullah'ın mezar evleri ortaya çıkarılırken inzivaya mı çekilmişti?
Mescid-i Aksa'da namaza duran birinin izinsiz Kuran kurslarına karşı çıkmasında hiçbir çelişki yoktur. Hatta dini ve çocukları istismara karşı koruyan duyarlılık, Mescid-i Aksa katında daha bile makbul olabilir.
Başbakan Erdoğan devlet adamı konumunda kalmaktan vazgeçmemelidir.
Unutmasın ki onu bu rol uçurdu. Vazgeçerse çakılacaktır. Belli oldu.
Lâf cambazlığı
Başbakan Erdoğan iki yıl devlet adamı gibi davranmaya özen gösterdi ve ödüllerini fazlasıyla topladı
Haberin Devamı

