Kuzular değişiyor!

Dolardaki dalgalanma zam yapmak için pusuda bekleyenlere aradıkları fırsatı verdi. Kur artışı bunlar üzerinde, ipini koparmış kızgın köpek etkisi yaptı. Temizlik malzemesinden çaya, salçadan çiftlik balığına kadar pek çok ürüne, aile bütçelerinde hasar yaracak fiyat artışları geldi

Haberin Devamı

Dolardaki dalgalanma zam yapmak için pusuda bekleyenlere aradıkları fırsatı verdi.

Kur artışı bunlar üzerinde, ipini koparmış kızgın köpek etkisi yaptı. Temizlik malzemesinden çaya, salçadan çiftlik balığına kadar pek çok ürüne, aile bütçelerinde hasar yaracak fiyat artışları geldi.

Son birkaç günden beri dolarla ilgisi olmayan mallar bile furyadan nasibi alıyor. İlgisi olanların da çoğuna kur farkı, orantısız yani insafsız biçimde yansıtılıyor.

Tabii bu durum, talebin her şeye rağmen canlı olduğunun göstergesidir. Aksi olsa üreticiler fiyat artırmaya cesaret edemezdi.

Son dalgalanma, zam için pusuda bekleyenlere aradıkları fırsatı vermiştir. Çünkü psikolojik ortam fiyat artırmaya elverişlidir. Üreticiler halkın fiyat ayarlamalarını yadırgamayacağını düşünüyorlar.

Fırsatçılara karşı bilinçli tüketici davranışı lâzım ama bu yetmiyor. Fiyat istikrarını sağlamak için güçlü bir siyasi irade de gerekiyor. Ama dünyanın en pahalı benzininin satıldığı bir ülkede bu tür bir güvenceden söz etmek kolay değil.

Devlet, vergi gelirinin en büyük bölümünü akaryakıt üstünden topluyor. Petrolün fiyatı yükseldikçe akaryakıt ürünlerinden gelen vergi hasılat da artıyor.

Mallarına zam yapmayı düşünenleri cesaretlendiren bu durumu önlemek için hükümet geçici bir süreyle bile olsa akaryakıttan alman vergi oranını düşürse fena mı olurdu?

İyi olurdu ama önce iktidarı buna mecbur edecek bir toplum şuuru gerekiyor.

Biz ülkemizde "Kuzuların Sessizliği" ni yaşıyoruz.

O yüzden yünümüzü kırpmıyorlar, derimizi yüzüyorlar!

Akaryakıt zamlarını protesto amacıyla korna eylemi yapanların artması ümit verici bir değişimdir.

Asıl sevimsiz olan ne?
Terörle Mücadele Kanunu'ndaki değişiklikler için Adalet Bakanı Çiçek "Sevimsiz bir tasarı" deyimini kullandı.

Sevimsiz, çünkü abartılmış her önlem, özgür toplum idealine darbe anlamı taşıyor.

Bakan Çiçek dün mecliste, teröre karşı her ülkenin benzer tedbirler aldığını belirtirken, kendilerinin önerilere açık olduklarını bildirdikleri halde "dişe dokunur bir teklif gelmediğini" söyledi.

Gerçekten de Amerika ve İngiltere, terör yasaları nedeniyle medya ile yönetimler arasında brmanan tartışmalara sahne oluyor.

Terör, medeniyetler çatışmasında temel stratejidir. Acıklı bir çelişki olarak teröre yönelik yasal tedbirler, çatışan medeniyetler arasında bir yakınlaşma doğuruyor.

Ama yakınlaşma yukarda, özgürlükte değil, baskıcı daralmanın hüküm sürdüğü dipte gerçekleşiyor.

Tehditle tedbir arasında denge olmalı. Yeni yasa, süreli yayınların bir aya kadar kapatılması yetkisini savcıya tanıyor. Basın özgürlüğü bu kadar kolay mı feda edilmeli?

Mahkemelerin AB normlarına uyum konusundaki istekliliği ümit ve teselli verebilir ama iktidarın medyaya beslediği niyetler?..

Kendi başına, başlı başına bir terördür ve asıl sevimsiz olan da budur!

DİĞER YENİ YAZILAR