Kusursuz hile böyle olur!

Haberin Devamı

Şüpheler gerçekleşirse çok acımasız ve utanç verici bir emek ve umut hırsızlığına tanık olacağız.

Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na giren 1 milyon 700 bin genç merak ve endişe içinde haber bekliyor.

Çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak için boğazlarından keserek biriktirdiği paraları dersanelere ödeyen anne babalar ateş püskürüyor.

Artvin’de bir avukat ile bir eğitimcinin, üniversiteye giriş sınavında şifreli kopya sistemi uygulandığına dair iddiaları kamuoyuna yansıdığı andan beri ÖSYM’den inandırıcı bir açıklama bekliyoruz.

Ama yok...

Tesadüf olamaz...

ÖSYM hilenin kanıtlandığı soru kitapçığının sadece medyaya verilmek üzere basılmış nüsha olduğunu, öğrencilere dağıtılanların farklı olduğunu bildirdi dün.

Resmi açıklamanın bugün yapılacağı belirtildi.

Yine de şu gerçek ortada: Kopya şifresi eldeki soru kitapçığına uygulandığında çalıştığını görüyoruz.

Hileyi deşifre eden Artvinli Avukat Ayla Varan “Ben sadece matematik için 30’un üzerinde soruyu şifreyi kullanarak çözdüm” dedi dün.

Aynı tecrübeyi gazetede biz de yaşadık ve aynı sonucu aldık.

Bu durum olayın benzersiz bir tesadüf olduğu savını çürütüyor.

Hatta daha fazlası var.

Şeytani bir kurgudan söz edebiliriz:

Şifre, bütün sorularda sizi doğru cevaba götürmüyor.

Az sayıda fire veriyorsunuz.

Hile şüphesini maskelemek amacıyla özel olarak alınmış bir tedbir olabilir mi bu?

Güven anıtı yerde

KPSS sınavının neden iptal edildiğini hatırladığımız zaman “kusursuz hile”nin kopyacılara 100 üzerinden 100’lük bir başarı getirmemesi gerektiğini hemen anlarız.

KPSS tecrübesi hilebazlara “kusursuz hile”nin asıl bilinçli hatalarla dikkatleri dağıtmak suretiyle yapılacağını öğretmiş olmalıdır.

Türkiye’nin en güvenilir kurumlarından biri ÖSYM bilinirdi. Bu güven abidesi artık yerle bir olmuş haldedir.

Kurumun bugün kendini aklamasını temenni ederiz.

Ama manzara çok umut verici görünmüyor.

Çünkü bir kaç soru kitapçılığını ortaya koyup hile şifresinin hiç birinde işlemediğini ispat etmek mümkünse dünü niçin boşuna harcadıklarını sorumlular açıklayamazlar.

Bugün yapılacak açıklama umarız kamuoyunu, özellikle sınava giren gençlerle ailelerini tatmin eder. Aksi halde sınavın iptali bir yana, savcıların bu olayda “örgütlü suç” aramaları mecburiyet olmalıdır.

Çocukların istikbali ile oynayan ahlâksızlar pişman edilmezse önümüz uçurumdur.

Bu şüphe giderilmeli ahlâksızlık varsa pişman edilmeli, ÖSYM’nin kişiliğinde devlete güven ayağa kaldırılmalıdır.

Önümüzde bir seçim var. Güven boşluğu onu bile etkiler.

Çocukların istikbalinin söz konusu olduğu bir yarışın temizliğini ve adaletini sağlayamayan bir devlet hilesiz bir seçim gerçekleştireceğine halkını inandıramaz.

DİĞER YENİ YAZILAR