Türkiye'nin PKK terörü yarasına yıllardır çare bulamamış olması utanç verici bir başarısızlıktır.
Çözüm ararken başkalarına muhtaç olması ise ayrı bir mutsuzluk ve idrak noksanlığı...
Arkadaşımız Bilâl Çetin, geçen hafta Ankara'ya gelen ABD Dışişleri Bakanı Rice'a temel hassasiyetlerimizin anlatıldığını ve onun da hepsine hak verdiğini yazıyor.
Irak'ın bölünmemesi ve petrol gelirinin merkezi hükümetin kontrolünde olması; göç oldu bittisiyle Kerkük'ün Kürt kenti yapılmaması ve PKK'nın terör örgütü muamelesi görmesi.
Bunlara baştan beri Washington'un herhangi bir itirazı olmamıştır. Fakat aynı fikirde olması da hiçbir işe yaramamıştır.
Vaktiyle kırmızı çizgimiz olduğu halde Irak'ın işgalinden beri paspas haline getirilen bu hassasiyetler, Rice'ın Ankara ziyareti sayesinde güvence altına mı alındı?
Hayır, bunu söylemek zordur.
Amerika'nın rolü
Amerika Irak'ı, teröre yataklık ediyor gerekçesiyle işgal etti. Oysa terör, Saddam zamanında bulamadığı kolaylık ve hatta güvenliği şimdi orada ABD'nin kanatları altında bulmaktadır.
PKK Türkiye'nin canını yakıyor.
"Önleyin bu saldırıları!" Önlemiyor.
"Bırak ben cezalarını vereyim!" Ona da müsaade etmiyor.
Amerika, bir müttefikine karşı terör yoluyla adı konmamış bir savaş yürüten ülke durumuna düşmüştür.
Teröre karşı mücadelenin gözüpek savaşçısı rolündeki Amerika, sorumlu olduğu topraklarda PKK at oynatırken stratejik ortağı Türkiye'ye kem-küm ediyor. Öte yanda terörün dünyadaki baş destekçisi diye suçlanan İran, aynı eşkıyayı vurmak için sınır ötesi operasyon yapmayı göze alabiliyor.
Bu çağda hükümetler ne derse desin, ülkeler arasında dostluğu ve düşmanlığı halkların algılamaları belirtiyor.
Süper Amerika'nın üç buçuk terörist karşısındaki çaresizliğini bu millet göremez. Her Türk vatandaşı Amerika'nın kendi kutsallarını inkâr ederek Türkiye'ye bile bile düşmanlık yaptığını düşünecektir.
Teröre teslimiyet
Tabii asıl büyük talihsizlik, sorunlarımızı kendi içimizde çözemeyip deyim yerindeyse namerde muhtaç olmamızdır.
Kürtler, insanlık onuruna lâyık bir yaşamı sadece Türkiye'de buluyorlar.
AB yolunda ilerliyor olması Türkiye'yi daha da değerli kılıyor.
Kürt kökenli yurttaşlar adına siyaset yaptığını söyleyenlerin, bu süreci hızlandırmak amacıyla bölücü ve etnik milliyetçi siyasetlerden uzaklaşmaları, terör örgütünü izole etmeleri gerekir değil mi; ama hayır, PKK'nın kuklası gibi davranıyorlar.
Türkiye'nin siyaseti son yıllarda uzlaşmacı politikalar ve uzlaşmacı aktörler çıkarabilmiştir. Ama aynı kalitede muhataplar üretememiştir. O taraf, adeta silâha tapan kavgacı geleneğin ufuksuz uzantılarından kurtulamamıştır.
Sıkıntımızın ve yabancıların oyuncağı olmamızın asıl nedeni budur!
Kusur bizde!
Türkiye'nin PKK terörü yarasına yıllardır çare bulamamış olması utanç verici bir başarısızlıktır...
Haberin Devamı

