Amigoların AKP meclis grup toplantısını, tribün tezahüratı ile futbol maçına çevirdiklerini unutmuş olamazsınız.
Unutulur rezalet değildi çünkü.
“Taşıma yaygara” Meclis Başkanı Arınç’ın arkadaşımız Can Ataklı’ya yaptığı açıklamadan anlaşıldığına göre seçimlere kadar devam edecek.
Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan için yapılan tribün şovunu üzüntü içinde izlediğini, bu olayın meclisin saygınlığında derin bir yara açtığını söylemiş.
Şu sözleri önemli:
“Liderleri bu konuda uyarmaya çalıştım ama dinletmek ne yazık ki mümkün olamıyor.”
Bu ifade, Başbakan’ın konuşmasına tribün gürültüsü fonu sağlayan kalabalığın “bindirilmiş kıta” olduğunu dolaylı yoldan anlatıyor.
Siyasette kalite niçin sürekli geriye gidiyor?
Şu sözlerde cevabını bulabiliriz:
“Eskiden genel başkanlar konuklar olduğu zaman kısa bir konuşma yapar, sonra kapılar kapanır ve milletvekilleri kendi aralarında değerlendirmeler yapardı. Şimdi hiçbir genel başkan bu kapalı oturumları yapmıyor, sürenin tamamını canlı yayına ayırıyor.”
Bir zamanlar meclis atmosferinin talep ettiği devlet adamlığı ciddiyetinin miting meydanlarına da gelmesini dilerdik. Tersi oldu. Seçim meydanlarının yaygaracı ve gösterişçi sığlığı meclise taşındı. Neden?
Çünkü bizdeki partiler ve seçim düzeni “Bu yaptığımız ayıptır. Bize yakışmıyor” diye lideri uyaracak milletvekilleri çıkaramıyor.
Bütün partilerin milletvekili aday listelerini lider hazırlıyor.
Ne zaman ki adayları her partinin kendi tabanı belirleyecek, belki o zaman parti parti gibi, meclis de meclis gibi olacak.
Sivil toplum örgütleri “adaylarını önseçimle belirlemeyen partilere oy vermeyelim” diye bir kampanya için birleşse ne iyi olur!
Doğru adres
Can ve mal güvenliğinden gelen sorunların sorumluluğunu hakim ve savcılara yüklemek hiç adil değil.
Sorunun çözümüne yardımcı olmuyor.
Dün belirttiğimiz gibi dönem dönem artış gösteren suçlara karşı yargının, kurumsal irade ile yasalarda gösterilen cezaların üst limitlerini uygulaması, kabul edilecek bir inisiyatiftir.
Yargı bu inisiyatifi kapkaç suçları tırmandığında kullanmıştı. Meselâ bu suç türünü eski ceza yasasının “gasp” suçu tarifine sokarak 15 yıla kadar hapis cezaları vermişti.
Ama yeni TCK kapkaçı ayrı bir suç olarak tanımlamış, cezasını da 3 yıldan başlatmıştır.
“Polis yakalıyor, Adliye salıyor” eleştirisini sokaktaki adam yapabilir ama siyasetçi daha bilgili ve sorumlu olmak zorundadır. Hakim bırakıyorsa, meclisin çıkardığı kanunu uyguladığı için bırakıyor.
İktidar, artış gösteren suçların cezalarını artıran değişiklikleri bir an önce meclise getirip geçirmelidir.
Ceza veremeyen sistemin bir de seçim nedeniyle düşeceği otorite zaafı, çok ağır bir fatura çıkarabilir!

