Kurt ve duman

Denktaş, Allah için söylemek gerekirse "kurt siyasetçi" nitelemesini hak ediyor. Hep biliriz ki kurt dumanlı havayı sever. Pazar günü yapılan seçim, Kuzey Kıbrıs'ta berraklaşma sağlayamadı. Beklenenin tersi oldu ve duman daha bir yoğunlaştı

Haberin Devamı

Denktaş, Allah için söylemek gerekirse "kurt siyasetçi" nitelemesini hak ediyor.

Hep biliriz ki kurt dumanlı havayı sever.

Pazar günü yapılan seçim, Kuzey Kıbrıs'ta berraklaşma sağlayamadı. Beklenenin tersi oldu ve duman daha bir yoğunlaştı.

Açılan sandıkların sonuçları, yalnız Kıbrıs Türklerinin değil Türkiye'nin de geleceğini daha derin belirsizliklerin içine itti.

Tam Rauf Denktaş'ın istediği yere geldik. Tanrı yardımcımız olsun..

Denktaş, yeni hükümeti kurma görevini ilk olarak UBP lideri olan Başbakan Eroğlu'na vereceğini belli etti. Niye?

Çünkü meclisteki sandalyeler, AB yanlısı muhalefet bloku ile Denktaş gibi direnen iktidar bloku arasında 25'e 25 paylaşıldı.

Denktaş, demokratik teamülün bu durumda önceliğin işbaşındaki hükümete verilmesini gerektirdiğini söylüyor.

Annan güzel mi?
Oysa daha çok önemsediği bir gösterge var:

Avrupa yanlısı CTP-BDH bloku, geçen dönemin iktidar blokunu oluşturan UBP ve DP'den yüzde 3 fazla oy almış.. Bunun anlamını büyüten başka bir sebep de şu:

AB yanlısı muhalefet oylannı bir seçim döneminde yüzde 20 artırmış, Denktaş'ın desteklediği iktidar yüzde 17 gerilemiş..

Ama Denktaş, belli ki halktaki bu değişim dinamiğini görmezlikten gelecek, zamana oynayacak ve Kıbrıs'ı bir bütün olarak AB'ye götürecek olan 1 Mayıs 2004 trenine binmemek için ne lazımsa yapacaktır.
Hükümet kurma bahaneli beyhude turlar, ardından yeni bir seçim; hepsi zorlanacaktır.

Ama artık Ankara devreye girmelidir.

Avrupa Birliği yalnız Kıbns Türkü'nün değil Türkiye'nin de geleceğidir. Annan Planı'nı zemin sayanlara başta "Senin Annan güzel mi?" yaklaşımı ile karşı çıkarken "Annan Planı Sevr'dir" çizgisine dayanan Denktaş'a kaderimizi nasıl teslim ederiz?

Haydi artık Ankara
Gelinen son nokta şudur: Biz AB'ye "Türkiye'yi aranıza alın, o zaman Kıbrıs'ı alırsınız" diyoruz. Onlar ise "Önce Kıbrıs'ı verin, sonra belki üyeliği alırsınız" diyorlar.

Başta çözüm isteyen AKP iktidarının statükodan yana değişime uğraması bundandır.

"Mayısa kadar Kıbrıs'ta çözüme razı olan Türkiye'ye aralıkta üyelik müzakereleri için ya tarih verilmezse" korkusu Ankara'nın elini kolunu bağlamıştır.

Seçim bittiğine göre Ankara yönünü belirlemelidir. Kıbrıs'ta AB'den yana eğilim sıçrama göstermiş ve öne geçmiştir.

Kimse iktidara "Teslim olun" demiyor. Ama "Çözümü Türk tarafı önlüyor" yargısının yıkılması için fırsat var, bu son şansı kaçırmamalıyız.

"Kurt siyasetçi", marifetini Kıbns Türklüğünün geleceğini garantiye alacak müzakerelerde değerlendirmeye ikna edilmelidir.

Kimsenin tanımadığı KKTC Cumhurbaşkanlığı koltuğunu korumak uğruna Türkiye'nin AB yolunu kesmesine izin verilmemelidir. Çünkü...

Tarih böyle bir vebali Denktaş'a değil Ankara'daki iktidarsızlara yükler!

DİĞER YENİ YAZILAR