KUMPAS yargılansın!

Haberin Devamı

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ özgürlüğüne kavuşmuş bir asker olarak hayata döndü..

Tutuklu olarak kapatıldığı Silivri cezaevinde 26 ay boyunca “adalet istiyorum” diyen sessiz çığlıkları hedefine ulaşmıştır.

Eski bir komutan olarak bundan sonraki hayatını, aynı kaderi paylaştıkları silâh arkadaşlarının özgürlüğüne adayacaktır .

Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel hak talebi yerinde görüldüğü için tahliye edilmiştir.

Yine de içine sinecek nitelikte bir özgürlük değildir bu. Çünkü tümünün suçsuz olduklarına inandığı arkadaşlarını içerde bıraktığı için gözü arkada kalmıştır.

İftiralar, tertipler...

Mutluluğu onları da özgürlüklerine kavuşmuş gördüğünde tam olacağını söylerken gerçeği seslendiriyordu. Nitekim hemen bu hedefin gerektirdiği eylemlere dahil olmuştur.

Öğle saatlerinde Beşiktaş’ta tutuklu askerlerin kahraman ailelerinin “sessiz çığlık” eylemine katılmış, sonra Kanyon AVM’deki DNR’da kitaplarını imzalamıştır.

“Hak ihlâli”ne itirazın toplumsal bir zemin kazanması çok önemlidir. Bu güç, bilgi ile beslenecektir.

Emekli komutan verdiği bir gazete mülâkatında korkutucu ve uyarıcı şeyler söylemiş:

“Gizli tanıklarla ihbar mektuplarıyla ayarlanmış hakim ve savcılarla bize kumpas kurdular.”

“Poliste, yargıda medyada kadroları var. Maalesef içler acısı..”

“TSK’nın bütün birimlerinde komple tasfiye yapacaklardı ama başaramadılar.”

“Kozmik odaya giriş izni vermeseydim beni Bülent Arınç’a suikast azmettiricisi olarak yargılayacaklardı.”

İlker Başbuğ’un şahsında Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin hedef olduğu iftiralar ve tertipler ülkenin bir uçurumun kenarından geçtiğini, ölmediğini ama ağır maddi ve manevi zararlar gördüğünü anlamamıza yeter herhalde.

Başarısız oldular

Bu dönemin yaşattığı acılar ve haksızlıklar da bir çeşit sınavdır.

Tüm olumsuz ve tahrikçi etkilere rağmen, kumpas kurulmasına rağmen ve bu tuzaklar “Kininizin davacısı olun” zihniyetini topluma dayatılmasına rağmen meşum amacına ulaşamamıştır.

Eski komutan intikam duygusu taşımadığını söylüyor ve “Tek istediğimiz adalet” diyor.

Özel Yetkili Mahkemeler’in varlığına son veren kanun adaletin önündeki engellerin çoğunu kaldırmıştır.

Onuru rencide olan askerlerin hükümetten tek acil isteği, kumpasçıların bulunması ve yargılanmaları olabilir!

DİĞER YENİ YAZILAR