Kulak verin!

Ankara’da toplanan rektörler zehir zemberek bir bildiri yayınladı. “Teslim ol çağrısı” diye nitelense aşırılık sayılmayacak açıklama AKP’yi yeni cumhurbaşkanını seçerken uzlaşma aramaya mecbur olduğu konusunda uyarıyor

Haberin Devamı

Ankara’da toplanan rektörler zehir zemberek bir bildiri yayınladı.

“Teslim ol çağrısı” diye nitelense aşırılık sayılmayacak açıklama AKP’yi yeni cumhurbaşkanını seçerken uzlaşma aramaya mecbur olduğu konusunda uyarıyor.

YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç’in okuduğu Rektörler Komitesi açıklaması adeta “Başbakan Erdoğan cumhurbaşkanı olmamalı” hükmünü gerekçelendirmek amacıyla düzenlenmiş.

Mesela Anayasa’nın öngördüğü “tarafsız cumhurbaşkanı” çerçevesine Tayyip Erdoğan’ın uymayacağı savunuluyor.

Bu görüşü iktidar kanadı kolaylıkla çürütecektir. Çünkü Anayasa’nın öngördüğü, “tarafsız birinin cumhurbaşkanı seçilmesi” değil, “cumhurbaşkanı seçilen kişinin tarafsız hale gelmesi”dir.

Tabii kılıçlarını çeken rektörler, Erdoğan’ın istese de nitelikli bir tarafsızlığı asla kazanamayacağını söylemeye çalışıyorlar.

Hükmün gerekçesi
Şu anda bir cumhurbaşkanı adayı yok. Tüm değerlendirmeler gibi rektörlerin açıklaması da Başbakan’ın tek aday olarak çıkıp seçileceği varsayımına dayanıyor.

“Aday geçmişte suç işlemiş olmamalıdır. Başta laiklik olmak üzere cumhuriyetin değiştirilemeyecek ilkelerini sindirmiş olmaları anayasal zorunluluktur” sözü, kolayca anlaşılacağı gibi bir kalite bildirimi değildir. Açıkça “Tayyip Erdoğan olmaz” hükmünün gerekçesidir.

Rektörler 2002 seçiminin tarihimizdeki en adaletsiz seçim olduğunu, çünkü yüzde 45 oyun mecliste temsil edilemediğini hatırlatarak bunun iktidar partisine cumhurbaşkanını uzlaşma ile belirleme borcu yüklediğini hatırlatıyorlar.

Ve sağduyu çağrısı işe yaramaz diye de eski Yargıtay C. Başsavcısı Kanadoğlu’nun tezini sahiplenerek sopa gösteriyorlar.

Hatırlanacağı gibi Kanadoğlu, meclis cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda, üçte iki çoğunlukla toplanmadığı sürece seçimi yapamayacağını iddia etmiş, görüşü yaygın biçimde tartışılmıştı.

Rektörler korkuyorsa
Rektörler dün Sabih Kanadoğlu’nun tezi yanında yer aldıklarını açıklamış oldular.

Yani AKP uzlaşmaya razı olmadığı takdirde meclis seçim turlarını ilerletemeyecek, süresi içinde cumhurbaşkanı seçilemeyeceği için de derhal genel seçimlere gitme mecburiyeti doğacaktır.

Şimdi soru şu:

367 şartı AKP’nin kendi başına cumhurbaşkanı seçmesi ihtimalini önleyecek tedbir midir? Hiç sanmıyoruz.

İktidar, mahkemelik bir seçimin meçhullerini geçersiz kılmak için eksik 14 milletvekilini kolayca transfer edebilir. Milletvekili seçilme garantisi vererek daha fazlasını bile bulabilirler.

Ama rektörlerin uyarısını daha derin, daha akılcı değerlendirmelidir iktidar. Ülkenin en seçkin beyinleri, bilgeleri “içinde bulunduğumuz ortamın son derece gergin” olduğunu söylüyor ve gerginliğin “daha endişe verici boyutlara tırmanmaması” için önerilerde bulunuyor.

Rektörleri korkutan şey, nedenini, niçinini aramadan iktidarı da korkutmalıdır.

Akıllı bir siyaset, sorumlu bir devlet adamlığı bunu emreder!

DİĞER YENİ YAZILAR