Katırlar tepişir, çimenler ezilirmiş.. Bereket bu benzetme Türkiye için tam yerine oturmuyor.
Çünkü Türkiye NATO içinde de, muhtemel bir Irak savaşı ortamında da "çimen" çaresizliği ile tanımlanamaz.
Ama NATO'nun Irak saldırısı ihtimalini göz önüne alarak Türkiye'yi koruma karan almak için 5'inci maddeyi işletmeyi kabul etmemesi, bizim gibi fedakâr bir NATO üyesi için büyük hayal kırıklığıdır. Amerika'nın Türkiye'ye yönelik koruma istemi Fransa, Almanya ve Belçika'nın vetosu yüzünden geri döndü. Şimdi bu talebi, antlaşmanın 4'üncü maddesine dayanarak Türkiye bizzat yapmış bulunuyor.
ABD Savunma Bakanı Rumsfeld "Türkiye bir müttefik. Her şeyini riske atan bir müttefike nasıl olur da yardım kararı reddedilebilir" diye üç Avrupa ülkesine sert tepki gösterdi.
Amerika'ya itiraz
AB'ye üyelik çabalarımıza da dostça yaklaşmayan bu ülkelerin bu defa hedefi doğrudan Türkiye değil. Fransa-Almanya ekseni, Irak'a müdahaleye hazırlanan Amerika'ya muhalefetlerini Türkiye bahanesi ile yükseltiyorlar.
Irak'a müdahale hazırlığı Avrupa bütünlüğünü de bozdu. ABD'yi destekleyen 8 Avrupa ülkesinin çıkışı, Fransa ve Almanya'yı ipleri ellerinden kaçırmak üzere oldukları telâşına ve bir misilleme beklentisine sokmuştu. O fırsatı bu şekilde kullandılar.
Irak savaşı belli ki Avrupa'nın ABD ile olan geleneksel bağlarında da kopma riskleri taşıyan zorluklar yaratacak. Avrupa, Amerika'nın "Roma İmparatorluğu'ndan beri örneği görülmemiş derecede kendi egemenliğini savunan bir güç" olma iddiasından korkuyor.
11 Eylül'den sonra Batı şu teşhiste birleşti: "Bin Ladin, El Kaide, Taliban ve genelinde radikal İslamcılık, Batı'nın liberal demokrasisine yönelmiş bir meydan okumadır.."
Ama tedavide ayrılık derinleşiyor ve ittifakları çatırdatıyor.
Savaşın maliyeti..
Çünkü Avrupa uluslararası hukukun, normların ve anlaşmaların hakim olduğu bir sistemi savunuyor, ABD ise uluslararası terörizmle mücadele için bu oturmuş sistemi "önleyici savaş" gibi yeni yöntemlerle değiştirmek istiyor.
Hatta o kadar ki Bush yönetimi bu uğurda "Amerikan demokrasisinin dayandığı insan haklarını ve etik normlan uluslararası ilişkilerde ihlâl" etmekten çekinmiyor.
Irak'taki BM silâh denetçileri, Saddam'ın tavrının olumlu yönde değiştiğini ve bunun 14 Şubat'taki raporlarına yansıyacağını söylüyorlar. O zaman ne olacak?
Amerika bu aşamadan sonra geri çekilmenin irade zaafı olacağına ve bunun Saddam'ın saldırganlığını, ayrıca terörü cüretlendireceğine inanıyor.
Her şerde bir hayır vardır derler..
Bati sistemindeki bu ayrılık, bir ihtimal savaşı bile önleyebilir. ABD, göze alınamayan bir savaşın utana ile öfkelenip suçlu arayacak olursa Türkiye'yi ayıracaktır. Çünkü Türkiye fazlasını yapti. Bayramın okurlarımıza, ulusumuza ve insanlığa barış ve mutluluk getirmesini diliyoruz. İyi bayramlar..
Küçük bir umut
Katırlar tepişir, çimenler ezilirmiş.. Bereket bu benzetme Türkiye için tam yerine oturmuyor. Çünkü Türkiye NATO içinde de, muhtemel bir Irak savaşı ortamında da "çimen" çaresizliği ile tanımlanamaz
Haberin Devamı

