Krize büyüteç

Siyasi iktidarla silahlı kuvvetlerin birbirlerini anlayamadıkları yolunda bir izlenimin doğması terörle mücadeleye zarar verir

Haberin Devamı

Siyasi iktidarla silahlı kuvvetlerin birbirlerini anlayamadıkları yolunda bir izlenimin doğması terörle mücadeleye zarar verir.

Bugün böyle bir durum yaşıyoruz ve seyirci kalamayız.

Genelkurmay Başkanı "kısıtlanmış yetkilerimize rağmen terörle mücadeleye devam ediyoruz" demiş, hükümet bu eleştirel çıkışı "kimseden yetki esirgemiyoruz" cevabı ile karşılamıştır.

Normal olarak Başbakan'ın hemen ertesi gün Genelkurmay Başkanı'nı makamına çağırarak "Ne oluyor! bir sıkıntı mı var?" diye sorması gerekirdi. Böyle yapmadı, hükümet sözcüsü vasıtası ile meselenin önemini adeta küçümseyen bir cevap verdi, ardından PKK terörü ile mücadele takvimindeki "icraat" olarak "aydınlar grubu" nu kabul etti.

Dünkü buluşmayı nakleden W yayınında aydınlar grubunun sözcüsü, cuma günü Diyarbakır'a gittiğinde Belediyeyi ziyaret etmesini Başbakan'a tavsiye ediyordu.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, ziyaret edeceği bir kentin belediyesine gitmek için aracı çabasına mı muhtaç hale gelmiştir? Durum bu kadar mı kontrolden çıktı?

Yine kaş yaparken göz çıkarıyoruz!

Tecrübesiz iktidar
Devlet tecrübesi eksik bir iktidarın mecliste yüksek sayısal güce sahip olması her zaman şans değildir.

AKP yeni bir parti ve yöneticileri arasında terör döneminin tecrübeleriyle pişmiş kişiler pek yok. Ne yazık ki Başbakan da danışmanlarını bu eksiğini gözeterek seçmemiş. Görüldüğü gibi terörle mücadele politikaları söz konusu olduğu
zamanlarda bile parti menfaati ve popülizm kaygıları pek çok şeyin önüne geçebiliyor.

Şükür ki geleneği olan bir devlete sahibiz. Bu mesele en geç 23 Ağustos'taki MGK'da enine boyuna görüşülüp bir sonuca yönlendirilicektir.

Ama terör ortamında 2 haftalık boşluğun bile tamir edilemez zararları olabilir, o nedenle VATAN tartışmayı büyüteç tutarak kamuoyunun önüne getirmekte yarar görmüştür.

Ankara'daki arkadaşımız Bilal Çetin'in yaptığı araştırma merak ettiğimiz gerçeği gizleyen sisleri dağıtıyor.

"Derin" kompleks
Hükümet "nereden çıktı bu yetki talebi?" demeye getiriyor ya, buna en başta Başbakan'ın hiç hakkı yok. Çünkü hangi yetkilerin ne kadar daraltıldığını, örneğin asker dağda bir teröristle karşılaşsa artık anında silah kullanamayacığını, "teslim ol" çağırışı yapması, hâlâ hayatta kalabildiyse önce ayağına ateş etmesi gerektiğini 1 Temmuz'da Genel Kurmay'daki terör brifinginde bizzat dinlemiştir.

Aynı toplantıda askerler ne istediklerini de söylemişlerdir. İstenen, OHAL'in ve köy boşaltma gibi yetkilerin geri getirilmesi değildir, AB hukuku ile çelişmeyen yetkilerdir; oralardaki gibi terör propagandasına frendir.

O brifingde terörle mücadeleyi koordine edecek bir merkezin Başbakanlık emrinde oluşması önerisini Başbakan'ın "iyi düşünmüşsünüz" diye karşıladığı biliniyor. Sonra çark! Neden?

Terörle mücadele bilgi, inanç, cesaret ister. Zaman önemlidir.

Derin devlet kompleksi ile beslenen kuruntulara feda edilecek bir günümüz bile yok.

DİĞER YENİ YAZILAR