Amerika’nın iki, İngiltere’nin üç büyük gazetesi dünkü haberlerini PKK’nın ini olan Kandil Dağı’ndan verdi.
Komşu toprağı Türkiye’ye düşmanlığın kaynağı olmuştur. Bu fesat yuvasını “güvenilir bölge” olmaktan çıkarmak yalnız hukukun verdiği bir hak değil ulusal varlığımıza düşmanlık yapmanın bedelini göstermek bakımından haysiyet borcumuzdur.
Ama korkumuz o ki geç kalıyoruz.
Her geçen gün, katil sürüsünün olduğundan farklı tanıtılmasına yarıyor.
PKK’yı maşa olarak kullanan aşiret reislerinin cüretlenmesini sağlıyor.
Amerikan ve İngiliz medyasındaki haber ve röportajlar teröristi sempatik gösteriyor. Bu hep böyledir. Gazeteci tekrar geleceği zaman kapı kendisine açık dursun ister, bu yüzden katile katil, teröriste terörist demez.
Güneydoğu kırsalında son birkaç gündür süren operasyonlar, terörle mücadele politikasının en isabetli hamlesi olarak görülmelidir.
Mesut Barzani İngiliz gazetecilere “PKK sorunu Türkiye’nin kendi meselesidir. Bu meseleyi çözemiyor bahanesiyle bizi suçlamalasını kabul edemem” dedi.
CNN yorumcusu Wolf Blitzer de geçen akşam Washington’daki Büyükelçimiz Şensoy’a, Barzani tezine hak veren bir soru yöneltti:
“Kendi tarafınızdaki PKK faaliyetlerine son verememişken niçin PKK ile mücadele için Irak’a girmeyi düşünüyorsunuz?”
Bu hafta çok önemli.
Başbakan Erdoğan’ın Başkan Bush’la görüşeceği 5 Kasım’a kadar yurt içindeki operasyonlarda düşmanın ve iki yüzlü dostların kozlarını kıracak başarılar elde etmek zorundayız.
Aksi halde “Türk Başbakanı ‘tutun beni yoksa elimden bir kaza çıkacak’ demeye gelmiş” diye alay ederler bizimle. Başbakan danışmaya değil öneride bulunmaya geldiğini bildirmelidir Bush’a:
“Terörün kaynağına darbe indirmeye karar verdik. Kabul ederseniz beraber, yoksa tek başımıza!”
Şok tedavisi
Başbakan bayram mesajında şehitler için şöyle dedi:
“Vatanın bağımsızlığı uğruna cephelerde can veren şehitlerimiz neyse terörle mücadelede canlarını feda eden şehitlerimiz de bizler için aynıdır!”
Başbakan’ın haberi yok herhalde; bu iyi bir haber değil.
Gazilerin maaşları yıl başında yüzde 3 artacakmış. Bu artışla ne alacaklar biliyor musunuz? Ayda 286 YTL. Bozdur bozdur harca!.
İki gün önce VATAN’da “Eli öpülecek şehit anası” başlıklı haberi görmüşsünüzdür. Adalet Bakanı Şahin, Dağlıca’da şehit olan Mustafa Uysal’ın Antalya’da oturan ailesini ziyaret etmiş.
Ev o kadar harap ve derme çatma ki bakan “Size devlet olarak bir ev verelim” demiş şehidin anasına.
Aldığı cevabın soyluluğuna bakın:
“Bu köye bir okul yapın yeter!”
İktidarı “almak ve dağıtmak” zanneden bir siyasi kültüre bundan daha etkili şok tedavisi uygulanamazdı.
Devlet, her şehit ailesine ev alacağı maddi gücü zaten sağlamalıdır.
Onlar, iktidar sahiplerinin merhametine ve ihsanına mahkûm edilmemeliler!

