Koz verdik!

Abdullah Gül gibi kıdemli bir siyasetçi bu kadar vahim bir yanlışı nasıl yapar? Bir dışişleri bakanı, sırdaşlık yeteneği ateşle sınavdan geçmiş bir yakını ile dahi paylaşmayı düşünemeyeceği bir endişeyi yabancı bir siyasetçiye açar mı?

Haberin Devamı

Abdullah Gül gibi kıdemli bir siyasetçi bu kadar vahim bir yanlışı nasıl yapar?

Bir dışişleri bakanı, sırdaşlık yeteneği ateşle sınavdan geçmiş bir yakını ile dahi paylaşmayı düşünemeyeceği bir endişeyi yabancı bir siyasetçiye açar mı?

Hele bu korku Türkiye'nin bölgesindeki gücüne ve iddiasına zarar verecekse...

Hamas lideri Halid Mesai'in Ankara'ya geldiği gün Dışişleri Bakanı Gül'ün bir konuğu daha vardı: Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cyril Svoboda.

Çek bakan önceki gün Londra'daki "Transatlantik Savunma Ortaklığı" konferansında beklenmedik bir açıklama yaptı.

"Koalisyon güçlerinin Irak'ı terketmemesi" gerektiğini savunurken Abdullah Gül'ün kendisine şu endişeleri aktardığını söyledi:

"Aksi takdirde Iran modeli yeni islâm anlayışı Irak politikasını teslim alacak. İşte o zaman Tahran'ın bunu Türkiye'ye ihraç etmesini ve siyasi elit içine sızmasını hiçbir şey engelleyemez."

Niyet doğru ama..
Keşke bu haber sadece konferansın yapıldığı Chatham House'un dört duvan arasında kalabilseydi.

Ama ulusalararası UPI ajansı haberi bütün dünyaya yaymıştır.

En azından Türk halkının özgüvenine zarar verecek bu sözleri Dışişleri Bakanı'nın hangi amaçla ve ne şartlar altında söylediğini düşünmek lâzım.

Bir ihtimal, Hamas liderinin Türkiye'ye gelişi nedeniyle uluslarası toplumun baskısından bunalmıştı; Dışişleri Bakanımız ve Çek bakana aldığımız riskin gerekçelerini açıklarken kastını aşmıştı.

Türkiye'nin Irak'ı düzene sokmadan Amerika'nın çekip gitmesini istememesi çok doğaldır.

Çünkü böyle bir ihtimal Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti, güneyde Şii Arap devleti ortaya çıkaracaktır.

Bu ihtimali ortadan kaldırmak için Türkiye'nin bölge politikasına daha çok girmesi anlaşılır ama Gül'e atfen Çek bakanın açıkladığı sözler, İran ilişkilerini korkuların düzenlediğine dair bir kanaatin doğmasına sebep olacaktır.

Sakatlık nereden?
Bizce Dışişleri Bakanı Gül "Amerika Irak'ı boşaltmasın" kulisi yaparken Washington'u etkilemek niyetiyle tehlikeyi abartmıştır.

"Irak politikasını teslim aldıktan sonra İran'ın kendi modelini Türkiye'ye ihraç etmesini ve siyasi elit içine sızmasını hiçbir şey engelleyemez" ne demek?

Humeyni devriminin en sıcak döneminde bile İran Türkiye'ye çok istediği halde rejimini ihraç edemedi.

O günden bugüne Türkiye'deki tek önemli değişiklik siyasi iktidardır.

Abdullah Gül korkularını ifade ederken aslında kendi iktidarlarına beslediği güvensizliği itiraf ediyor.

Ortak aklın kendilerine önerebileceği yol şudur:

Tehlike bulutlarının ufku kapladığı şu dönemde hükümet politikaları üretmek hevesinden vazgeçin ve devlet politikalarına sarılın!

DİĞER YENİ YAZILAR