Hükümetin açıklamaları inandırıcı olmadığı gibi düşünce ve gösteri özgürlüğü konusunda ortaya çıkan cesaret kırıcı gelişmeler bu şüphe ve endişeleri artırıyordu.
Meğer hükümetin müzakere sürecinde girdiği durağan görüntü, AB yetkilileri ile varılan bir gizli mutabakatın yansıması imiş.
Joost Lagendijk'in arkadaşımız Safile Usul'a söyledikleri her şeyi açıklıyor:
"Bu anlaşmalı bir sessizlik. AB ile Ankara arasında bir sessizlik anlaşması var. Fransa ve Hollanda'da (29 Mayıs ve 1 Haziran'da) AB Anayasası'nın referandumları yapılacak. Türkiye'nin üyeliğine karşı olanlar AB Anayasası'na da karşı çıktıkları için şu dönemde Türkiye konusunun biraz sessiz kalmasında fayda var."
Demek ki hazirandan sonra gelişmelerin hızlanmasına paralel olarak AB ilişkileri gündemin üst sıralarına yükselecek.
İki hayal kırıklığı
Fakat korkumuz şu ki, gün koşuya puan kayıpları ile başlamak zorunda kalabiliriz. Çünkü Lagendijk, özellikle iki olayın Avrupa'da "büyük hayal kırıklığı" yarattığını söylemiştir.
Bunlardan biri 6 Mart'taki kadın yürüyüşünde polisin göstericilere kaba muamelesi, ikincisi de bir kaymakamın Orhan Pamuk'un kitapları için imha amaçlı toplatma emri vermesi..
Lagendijk'in sözleri kamuoyuna değil, doğrudan iktidarın yaklaşım biçimine yöneliktir: "6 Mart yürüyüşünde olanlara hükümet yeterli duyarlılığı göstermedi ve Başbakan medyayı suçladı. Çok yanlıştı..
Türk hükümeti Orhan Pamuk konusunda da hassasiyet göstermedi. Orhan Pamuk, söyledikleri doğru olmasa da görüşlerini rahatça söyleyebilmeli. Bu kaymakamın hâlâ görevde olması dahi hükümetin yeterli hassasiyete sahip olmadığını gösteriyor. Kitap yakmak ne demek?"
Dikta karanlığının uğursuz anılarını çağrıştıran kabalık ve yanlışlardan AB uyarılarına meydan vermeden uzaklaşmak artık mecburiyettir.
Değerli bir destek
Siyasetçiler, ulusal duyarlılığa yanlış teşhis koymasın. Toplumun büyük çoğunluğu ayrımcı, yasakçı ve çatışmacı zihniyetin hortlamasını istemiyor.
Özgürlük ve hoşgörü nedeniyle kavgaya sürüklenmiş ve bölünmüş ülke yok dünyada. Ama tersine yığınla örnek var.
Meselâ sağduyu Türkiye'ye Ermeni iddiaları karşısında mevzi kazandıracak görünüyor. Ermeni ve Türk tarihçilerden oluşan bir tarih komisyonu kurulması yolundaki atılımımız destek bulmuştur. Kapalı savunmadan cesaretle açık bir eylem zeminine geçme hamlesi ses getirmiştir.
Joost Lagendijk, AB'nin itici gücü ile Ermenistan'ın bu komisyonun kurulmasına razı edilebileceğini belirtmiş, "AB bu konuda bir inisiyatif alacak" demiştir.
Hükümet halkını çağdaş özgürlüklere lâyık görmeli ve Türkiye'nin gücüne inanmalıdır. Avrupa değerleri ile bütünleşmek, hiçbir kaygıya feda edilmeyecek kadar doğru bir hedeftir.
Koruyucu şike!
Avrupa Parlamentosu Türkiye Delegasyonu Başkanı Joost Lagendijk yüreğimize su serpti. 17 Aralık'ta AB'den müzakere tarihi aldıktan sonra Türkiye'nin rehavete girdiği yolunda şüpheler uyanmıştı
Haberin Devamı

