Korumasız

Haberin Devamı

Türkiye’nin düzeni çocuklarımızı korumuyor. Neden korumuyor?

Çünkü kültürümüz ve yasalarımız yetişkinleri sorumlu davranmaya mecbur etmiyor.

Türkücü İsmail Türüt, Hrant Dink suikasti ekseninde “Karadeniz’de oynanan oyunlar”a dikkat çekmek üzere bir şarkı yapmayı düşünmüş. Ozan Arif’e teklif götürmüş.

Ozan Arif’in, Dink suikastinden tutuklu kişileri bir anlamda kutsayan ve yücelten şiirini Türüt dediğine göre “severek” okumuş.

Derken 20 yaşında bir internet cambazı türküyü video klip haline getirip iletişim dünyasının en büyük denizlerinden biri olan YouTube platformuna salınca bomba patlamış!

Çünkü görüntüler eşliğinde tam bir ırkçı mesaja dönüşen klip izleyen herkesi dehşete düşürmüş.

Türkünün “Vatan satsa bir kişi / Anında biter işi” bölümünde Dink’in cansız görüntüsü ekranı kaplıyor.

“O gün öyle desinler

Bugün böyle desinler

Fatihalar Yasinler

Bitmez Karadeniz’de” dizeleri, suikast sanıklarını kahraman katına çıkarırken acaba kaç masum çocuğu şiddete özendiriyor?

Türkücü Türüt de Ozan Arif de klibe Sezer ve Tayyip Erdoğan görüntülerinin dahil edilmesinden dolayı üzüldüklerini belirtiyorlar.

Oysa asıl bu çağrının beyinlerini zehirleyeceği çocuklara üzülmeliydiler. Neyse, yine de teselli veren bir yanı vardır bu tecrübenin.

Çünkü toplumdan gördüğü şiddetli tepki, video klibi yapan genci ürkütmüş olmalı ki öğleden sonra silmek zorunda kaldı.

Medya özgürlüğünden üreyen bir yanlışı yine özgür medya ortamının halletmesi iyi bir şey ama tahrik nitelikli bu tür suçlar daha erken müdahale görmeli.

Hukuk düzeni bu suçlarda cezalandırmaya değil önlemeye öncelik vermeli ve ona göre örgütlenmeli.

*****

Soğumasın

Cumhurbaşkanı Gül’ün Diyarbakır’da öteki kentlerdeki kadar coşkulu karşılama göremediği söyleniyor.

Bunun ölçüsü yok. Bazen bir kişinin davranışı, yığınların gösterilerinden daha anlamlı, daha değerli olur.

Diyarbakır’da kalabalıktan sıyrılan bir kadın, bölgede şeyhlere ve aşiret reislerine yapıldığı gibi Gül’ün kolunu öpmüş. Oralarda bu jest “Yanındayım, yolundayım” demek yerine geçiyormuş.

Bizce asıl bu jestin mesajını deşifre etmek lâzım. Bizce bu mesaj halkın devletine hasretini, özlemini, belki biraz da haydutlar eline terkedilmişliğe sitemini yansıtıyordur.

“Gül Güneydoğu’da halkın sevgilisi oldu” diyorlar.

Olmuştur ama Cumhurbaşkanı Gül sıfatıyla oraya gittiği içindir.

Bu ziyaret bölgenin sorunlarına devletin çare bulmak amacıyla daha fazla şefkat göstereceği, daha fazla kaynak ayıracağı vaadi olarak değerlendirildiği içindir.

Cumhurbaşkanı bu kucaklaşmayı arasını soğutmadan tekrarlamalı...

DİĞER YENİ YAZILAR