Korkutarak yönetmek...

Haberin Devamı

Türkiye, acı tecrübelerin halkını bilge hâline getirdiği ülkedir.

Siyasi liderler ve medya bile zaman zaman sokaktaki vatandaşın duyarlılık kalitesine yetişemiyor.

İstanbul Esenyurt’ta MHP’nin seçim bürosuna bir kişinin ölümü ve dört kişinin yaralanması ile sonuçlanan silahlı saldırı toplumda kötü bir rüyadan sıçrayarak uyanmanın etkisini yarattı.

Bindiğim taksinin şoförü “sıkılan bu kurşunu ciddiye almak lâzım” dedi.

Aynı dakikalarda MHP lideri Bahçeli bu tür olaylar ardından yapılan basmakalıp değerlendirmelerin tuzaklarına karşı halkı ve medyayı TV’lerden uyarmaya çalışıyordu.

Çatışanları “Karşıt gruplar” diye tarif etmek rövanş duygusu uyandırıyor. Türkiye terör dönemlerinde bu sığ değerlendirmenin acısını çok çekti.

Devlet Bahçeli de oluşan ön yargının zararından partisini korumak için çok çalıştı.

Otuz yıllık emeğin ziyan olacağından korkması boşuna değildir.

Hükümet MHP’nin seçim bürosuna saldıran her kimse yakalamalıdır.

Türkiye’yi yeniden terörün av sahası hâline getirmek isteyenlere geçit verilmeyeceğini göstermenin en etkili yolu budur.

Bir de güven duygusuna zarar vereceğine aldırmadan gündem yaratmaya hevesli kaygısızlar...

Mesela dün Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek, seçimlere 15 gün kala suikastlar düzenleneceği iddiasında bulunarak “Hem Ak Parti’den hem Ak Parti karşıtı kişilerin canına kastetmek suretiyle olayları tırmandırmak isteyecekler” dedi.

Kurt dumanlı havayı severmiş; Gökçek de eski bozkurttur.

Ama şimdi başkentin belediye başkanıdır.

Bilgi mi, sezgi mi, kuruntu mu olduğu belli olmayan kehanetler onun konumuna yakışmıyor.

Ahlak dışı olsa da korku yaratmak bir yönetme biçimidir.

Melih Gökçek korkutarak nereye varmak istiyor?

Usta kaybettirdi

Ekonomiye nazar mı değdi?

Bu dolar vurgunu, olacak iş miydi?

Özellikle son iki yıl ekonomik başarıların övgüsünden besleniyorken balon gibi patlamak neyin nesidir?

Para Piyasası Kurulu bugün toplanacak. Bu haber bile dün 2.39’a kadar çıkan doların bir anda 2.30’a inmesine yetti.

Kurulun en cesur tedbirleri alması bekleniyor.

Piyasayı doyurmak yetmedi.

Bir anda 4 milyar dolar buhar oldu.

Canavar doymadı.

Boşluk demek ki doğru tahmin edilmemiş.

Sonra faiz... Gerçekçi bir faiz olmadan düzelme olmayacağını savunanların hakkı teslim edilecektir.

Faiz haram olsa da yeri geldiğinde hakkını vermemek daha büyük günah. Faize karşı ideolojik direnmenin mantığı yok. Öğrendiysek ne mutlu.

Üçüncü dönemi ustalık dönemi olacaktı sözde.. İnananlar kaybetti!

DİĞER YENİ YAZILAR