Heyecanlanmış ve beklentileri körüklenmiş bir toplum obur bir canavara benzer.
Beslenmediği zaman sahibini bile yer!
Yarattığı rüzgârı sürekli kılmanın zorluğunu Kılıçdaroğlu ile konuşurken bu sorunun onu da düşündürdüğünü gördüm.
Yeni bir yönetim anlayışı ile ve yeni katılımların sağlayacağı dinamizm sayesinde iktidara yürüyeceklerini söyledi.
Partinin Merkez Yönetim Kurulu dün belirlendi. Acaba yeni liderle gerçekleştirilen bu ilk seçim, ümit rüzgârlarını destekleyen bir başarı olarak değerlendirilebilir mi?
Bu soruya duraksamadan “evet” cevabı vermek kolay değildir.
CHP’nin köklü değişime ihtiyacı vardı. Baykal’ın yerine Kılıçdaroğlu’nun geçmesi bu partideki özel durum nedeniyle köklü bir değişim sayılamaz.
Herkes biliyor ki CHP’deki zorlukları yaratan sebeplerin belki de yarısı Genel Sekreter Önder Sav’dan kaynaklanıyordu.
Yeni lidere uyarımız
Önder Sav, Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinde de Genel Sekreter; neden?
İnandırıcı bir açıklaması olmalıdır bunun.
Aksi takdirde “Baykal’ı o gönderdiği için teşekkür borcu ödendi” denilecek veya “örgütün şifrelerine hakim kişidir” diye boyun eğildiğine hükmedilecektir.
İstanbul İl Başkanı Tekin’in MYK’ya sokulmaması, örgüte ne ifade eder bilemeyiz ama umutlanan yığınlarda soğuk duş etkisi yaratacaktır.
Önder Sav ile Gürsel Tekin arasında sürtüşme bulunduğu biliniyor.
Sav yeni dönemde de beğenmediği adamları tasfiye edecekse Genel Başkan’ın bir süre sonra ezber konuşan vasat insanlarla baş başa kalacağını görüp şimdiden tedbir alması gerekir!
Gürsel Tekin niçin MGK’da yok?
Bu soru da ikna edici bir cevap bulmalı.
Genel Sekreter Sav dün soru soran gazetecilere “Olayı kişilere indirgemeyin” diye karşılık verdi.
Her şey insana bağlı
Tipik tek parti tepkisidir bu sözler. “Büyüklerinize güvenin kafanızı yormayın” telkini içeren bir aşağılamadır...
Bu zihniyete Kılıçdaroğlu fırsat vermemelidir. Elbette bu olayı da, her siyasi olayı da kişilere indirgeyeceğiz.
CHP’nin yeni bir umut rüzgârı yaratarak iki-üç gün içinde iktidar alternatifi haline gelmesine “bir kişi” sebep olmadı mı?
CHP’nin üstlendiği “olay”ları “kişi”ler yaratacaktır. Kişiler ne kadar önemsenirse yaptıkları da o kadar etkileyici olacaktır.
Eski CHP’de parlamaya başlayan yeniler ilerde çıban başı olmasın diye terbiye edilir, direnenler tasfiye edilirdi.
Son bir yılda popülerliği artan İstanbul İl Başkanı Tekin’in aynı zihniyet tarafından yolunun kesilmesi, “Ne değişti?” sorusunu gündeme getirecektir.
Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine umut bağlayan yığınları ikna etmelidir.
Hem de “olayı Gürsel Tekin’e indirgemek”ten korkmadan!
Teşekkür mü istiyor!
Çalışma Bakanı Dinçer, grizu kurbanlarının vücutlarında yanık bulunmadığı için “Güzel öldüler” demiş.
O madenciler de ölürken son yolculuğun eşiğine geldiklerini bilmek ve yaradana şükür edecek zamana sahip olmak isterlerdi herhalde.
İktidar sorumlularının bu ölümleri “güzel” göstermeye çalışmaları, kusurlarını örtmenin beyhude gayretleridir.
Teselli değil bu sözler, gevezelik!
Sorumluluklarında başa gelen ölümleri bile metheden bir iktidar görülmüş müdür acaba?

