Bazı iddialar, dedikodu hamlığındayken bile şoka sokabilir insanı.
Deniz Baykal’ın önceki gece TV’de işaret fişeğini parlattığı, dün de Sosyalist Enternasyonal yolunda gazetecilere açıkladığı iddia buna iyi bir örnek...
CHP lideri, AKP iktidarının 22 Eylül 2003 tarihinde Dubai’de Amerika ile
1 milyar dolarlık bir hibe anlaşması imzaladığını ve bu belge ile “hiçbir şartta Kuzey Irak’a müdahale etmeyeceğine dair taahhüt” altına girdiğini öne sürdü.
İktidar 2003 yılında hızlı treni eski raylarda kanatlandıracağını zanneden cahil ve acemi bir takımdı.
Ama Türkiye gibi kökleri olan bir devletin hariciye geleneği vardır, böyle bir taahhüdün ileride iktidar sorumluları hakkında vatana ihanet suçu bile doğurabileceğini hatırlatmaması düşünülemez.
Acaba AKP takımının en hayati dış temasları kendi danışmanları ile yürütmekten hoşlandıkları bir dönemdi de, bu anlaşma da o dönemin kazası mıdır?
Bir aşiret reisi bile halkının geleceği önüne kaç para gelirse gelsin, böyle bir duvar örmez. Baykal’ın var olduğunu iddia ettiği uluslararası anlaşma nerede?
CHP lideri acaba Başbakan’ın Kuzey Irak’a operasyon düzenlemekte yarar gören askere rağmen bu vizeyi vermemesini, “Amerika’ya sözü var” dedikodusu ile birleştirerek bir sonuç mu çıkardı?
O da olamaz çünkü Deniz Baykal, bu olaya tepki gösterdiklerini, iktidarın da anlaşmayı TBMM’ye getirmeyerek kamuoyundan gizlediğini söylüyor.
Dün Devlet Bakanı Mehmet Aydın “Dünyaları verseler böyle bir şey mümkün olabilir mi?” diye tepki gösterdi. Doğrudur. Çünkü Baykal’ın sözleri gerçeği yansıtıyorsa, şu teşhisi de isabet taşıyor demektir:
Terörle mücadele için atılması gereken ilk adım bu iktidardan kurtulmaktır!
Bu katmerli rezaletin dedikodudan ileri geçememesini diliyoruz.
Dört yıl önce gerçekleştiği iddia edilen rezaletin aylarca saklanıp seçime üç hafta kala açıklanması bu ümidin tek dayanağıdır.
Ateşle oynamak
Baykal, iktidarın terörle mücadeledeki zayıflığını teşhir edeyim derken acaba ölçüyü kaçırmıyor mu?
Önceki gece çıktığı TV mülâkatında Türkiye’nin Kuzey Irak’a operasyon yapmasını savunan şahinlerden biri gibiydi.
“Terörün kökü Irak’ta. Irak’taki karargâhı kurutmadan sadece şehitlerin verildiği mücadele ile bu iş olmaz. Bu bataklığı kurutacaksın. Irak’ta bir terör bataklığı var” dedi.
Yakın görüşleri Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt zaten uzun zamandan beri seslendiriyor. Ama iki gün önceki açıklamasından sonra Amerikan Dışişleri hemen tepki gösterdi.
Sözcü McCormack “Türk Ordusu’nun savunma ihtiyaçlarını anlıyoruz. Ama Irak içine düzenleyeceği kapsamlı bir kara harekâtının duruma yardım edeceği görüşünde değiliz” dedi.
Hükümeti belli ki muhtemel bir operasyonun askerimizi Amerikan askeri ile karşı karşıya getireceği riski düşündürüyor.
Zaten dış basında askerin AKP’yi terörle mücadeleden ve milliyetçilikten taviz veriyor görüntüsüne sokarak oy kaybettirmeye çalıştığına dair spekülasyonlar almış başını gidiyor. CHP’nin şimdi bu yangını körüklemesi doğru mu?
Düşünün... PKK ulusal tepki yaratacak bir eyleme kalkışsa ve bir yandan “Biz yapmadık” açıklaması yaparken emrindeki fitne üretim merkezleri “Bu iş iktidarı zor duruma düşürmek isteyen askerin kışkırtması” dese ne olur? Bunu şimdi bile yapıyorlar.
Siyaset yaparken halk düşmanlarına açık vermemek lâzım.
Hele böyle hassas bir dönemde..
Korkunç iddia
Haberin Devamı

