Mardin Cezaevi’nin önü, hiçbir insanî açıklaması olmayan bir katliam ortamına dönmüştü..
Etrafa saçılmış yüz kadar boş kovan, yaşları 4 ile 11 arasında değişen, kanlar içinde dört çocuk ve anneleri.
Biçare ailenin kan davalılarından kaçmak için Mardin’den Diyarbakır’a göç etmesi, kurtarıcı olmamış.
Polis ve jandarma, pusu kuran kar maskeli katilleri arıyor.
Halkımız “töre” adını vererek bu insanlık dışı intikam alma yöntemini yüceltiyor.
Cehalet, pusu kurarak insan öldürmenin, insana onur değil sadece günah ve rezillik yüklediğini unutturuyor.
Türkiye’nin bir bölgesi, pusu kurarak adam öldürmenin -hiç değilse namus uğruna- meşru bir iş olduğunu kabul ediyor.
Pusu, insana katili görme fırsatı bile tanımaz. Hangi namuslu ve şerefli adam böyle bir intikamı makbul sayar?
Eğer pusu kurmanın aşağılık tabiatını düzeltmek yetkisi bana verilmiş olsaydı kan güden ilkel insanları, pusu yerine düelloda hesaplaşmaya mecbur ederdim.
Çünkü daha adaletlidir düello.
Türkiye’deki töre, Batı’da miadını doldurmuş düellodan bile daha geride kalmış pusu ile, haklı ve yürekli insanları değil korkakları koruyor.
Oysa intikam ateşinden bu kadar kolay etkilenen bir toplumda çocuklar ve kadınlar korunmalıydı.
İnternete salladığınız her kepçe, töre cinayetleri ve pusu konusunda mükemmel görüşlerle karşılaştırıyor insanı.
Bir anket gördüm; önce o...
Töreyi “ülkemizin utanç verici bir gerçeği” diye tanımlayan ve “terk edilmeli” diyenler yüzde 76,6 çıkmış.
Geri kalanlar da aynı amaçta farklı bir yol izlemeyi, eğitimle aşılmasını önermiş.
Gelişi güzel seçtiğim bir mesaj da şunu diyor:
“Can almak en büyük kul hakkını gasbetmekken; Kul hakkını ben bile affetmem diye yaradanın sözü varken; Veda hutbesinde kan davasının cahiliye adeti olduğunu ve kaldırıldığını belirten Resullullah sözü duruyorken;
Hangi akla hizmetle töre cinayetlerini ve kan davalarını İslâm’a mal ediyorsunuz?
Bunlar tamamen kaldırılamayan ağalık sisteminin yarattığı pis işlerdir.
Gücünüz yetiyorsa, önce ağalık düzenini yok edin!”
Korkaklar için pusu!
Haberin Devamı

