Kör düğüme kılıç

AKP iktidarı orman niteliğini kaybetmiş arazilerin satışını veto eden Cumhurbaşkanı'nı hedef tahtasına koydu. Genel Başkan Yardımcısı Ürün'ün sözleri iktidarın bu alanda referandumla bitecek bir hesaplaşmaya hazırlandığını gösteriyor

Haberin Devamı

AKP iktidarı orman niteliğini kaybetmiş arazilerin satışını veto eden Cumhurbaşkanı'nı hedef tahtasına koydu.

Genel Başkan Yardımcısı Ürün'ün sözleri iktidarın bu alanda referandumla bitecek bir hesaplaşmaya hazırlandığını gösteriyor:

"Mecliste bir muhalefet var, CHP.. Bir muhalefet daha var, o da tepede, Çankaya'da."

Evet bu meselede iktidar ve Çankaya aynı safta değiller. Ama bu yüzden Cumhurbaşkanı, CHP paralelinde bir siyasi muhalefet olarak nitelenmeyi, yani tarafsızlığını yitirdiği suçlamasını hak ediyor mu? Hayır.

Cumhurbaşkanı'nın görevi "Anayasa'nın uygulanmasını gözetmek"tir.

Anayasa'nın 169'uncu maddesi de şu hükümleri koymuş:

"Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir" diyor. Devredilemeyeceğini, başka amaçla kullanılamayacağını, zaman aşımı ile bile mülk edinilemeyeceğini, orman suçlarının affedilemeyeceğini söylüyor.

Muhalefet kim?
Fakat öte yanda kanserleşmiş, ameliyat gerektiren bir yara var:

Sadece İstanbul'da 18 milyon, tüm ülkede 5 milyar metre kare kamu arazisi, 22 yıl öncesinde orman niteliğini kaybetmiş.

Buralar işgal edilmiş. Üstüne yüz binlerce bina yapılmış. Gelip geçen iktidarlar, el koyacak, kaçak yapıları yıkacak yerde buralara yol, su, elektrik götürmüş.

İşgalciler bedava kullandıkları gibi emlâk vergisi bile ödemiyorlar.

Önceki iktidarlar, istedikleri halde AKP'nin yaptığını yapamadılar. Bu kanunsuzluğa bir çizgi çekip yeni bir sayfa açarken devlete büyük bir kaynak kazandırmaya yeni iktidar cesaret edebildi.

AKP doğru bildiğini zorluyor, Cumhurbaşkanı da Anayasa'nın emrine uyuyor.

Bu durum Cumhurbaşkanı'nı "muhalefet" yapmaz. Doğru yerde kimin durduğuna bakmak lâzım değil mi?

Çaresi var ama..
Kamu vicdanını asıl bu arazilerin işgalcilerine satılacak olması rahatsız ediyor.

Peki kangreni, adalet duygusunu rencide etmeden kesmenin yolu yok muydu?

"Hocaların hocası hukukçu" Prof. Dr. Hayri Domaniç "vardır" diyor. (Manisa Barosu Dergisi ek yayını.)

Prof. Domaniç'e göre ormandan kazanılan alanlar ve üstüne yapılan binalar devlete aittir ve devlet bunları "dilediği gibi satar ve Anayasa değişikliğine gerek yoktur."

Fakat şu şartla:

Tarım için kullanılan araziler, kullanıcılarına satılabilir fakat binalar sahiplerine verilmeyecek. Önce devlete mal edilecek, sonra usulüne göre satışa çıkarılacak.

Böylelikle kamu vicdanı tatmin edildiği gibi iktidarın hedeflediği kaynak da, orman yağmasına karşı etkili caydırıcılık da sağlanacak.

Görüleceği gibi Köşk-İktidar ayrışmasını hukukun mantığı ile siyasetin çıkar hesabı arasındaki fark yaratıyor.

Bu bir kördüğümdür.

Hukuki çözüm, milyonluk oy devşirme amacına ters düşeceği için iktidar düğümü referandumda halka kılıçla kestirecek.

Kılıcın, iki ağzı keskin bir kılıç olduğunu bile bile.

DİĞER YENİ YAZILAR