Uzun bir çöl yürüyüşünden sonra palmiyelerin gölgelediği temiz bir su birikintisine kavuşmak...
CHP’nin mesaj ve vaadlerini seçmene taşıyacak il örgütlerinin başkanlarına hitap eden Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu dinlerken böyle bir duyguya kapıldım.
Her cümlede rakibe bir kötülük izafe eden siyasi hitabet ve konu aldığı entrikalar ve iftiralar artık bıkkınlık vermişti. Dün eminim Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda Kılıçdaroğlu’nu izleyenler hem umutlanmış hem heyecanlanmışlardır.
Dilerim bu farkın halk tarafından takdir edildiğini siyasetçiler de görsün, anlasın ve seçim propagandası çalışmalarını bu olumlu zemine taşısınlar.
Böyle bir ümidi beslememe dünkü toplantıdan gelen bir fotoğraf yardımcı oldu.
Bu “konuşan resim” CHP’deki yönetim anlayışı değişikliğini kavramamıza yardımcı oluyordu sanki.
Önde parti lideri Kılıçdaroğlu oturuyor.
Kendine ve takımına beslediği güven duygusunun verdiği umutla gülümsüyor.
Arkasında asık yüzlü, değişime kapalı havalar yansıtan eski yöneticiler...
Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşma fotoğraftaki görüntü farkının partinin siyasetine de yansıdığını ortaya koymuştur.
Belli ki Kılıçdaroğlu bu seçimde millete yaratıcı, cesur ve farklı bir CHP sunacaktır.
Ekmek, özgürlük, adalet
Partinin sosyal demokrat kimliği, liderin “devrimin adresi biziz” diye sesini yükseltmesine hak tanıyacak kadar parlatılacaktır. İlk bakışta anlaşılıyor.
Mesela Kılıçdaroğlu’nun taşeron işçiliğine ve sarı sendikacılığa son verecekleri taahhüdü heyecan uyandıracaktır.
“Ekmek, özgürlük, adalet“ çağrısı bu çağda kitleleri ayağa kaldıran etkisini koruyorsa siyasetçiler için utandırıcı bir yenilgidir.
Ama gerçek ne yazık ki bu.
Türkiye’de işsizlik ve yoksul da utanılacak kadar yaygın.
Kömür, bulgur, makarna dağıtmak, seçimin kaderini etkileyebiliyor.
Yoksul ailelere ortalama 600 lira maaş bağlanmasını öngören “aile sigortası” iyi anlatılabilirse CHP’ye yoksul kesimden önemli bir oy kayması yaşanabilir.
Adalet ve özgürlüğe yönelik özlemler CHP’yi bu alanda da iddialı bir taahhüt altına sokuyor:
İktidara geldiği takdirde CHP günümüzün DGM’leri olan özel yetkili mahkemelere son verecektir.
Kılıçdaroğlu dün şöyle dedi:
“Halkın iktidarında kapınızı sütçü çalacak. Kapınızda iki şey olacak; bir süt, bir de özgür bir gazete!..”
Büyük hedefte birleşmek
İyi bir program, toplumun kazanımıdır. Partinin seçimi kaybetmesi beğenilen yararlı bir projeyi öldürmez, iktidara gelen diğer partinin ilham kaynağı olur.
Bedelli askerliği gündeme getiren CHP gençlere yaz tatillerinde üçer aydan iki aşamada 6 ay askerlik yaparak yükümlülüklerini yerine getirmeleri için imkân yaratacağı vaadinde bulunacak.
Böylelikle üniversitede okuyanlar diplomayı alıp hayata atılırken askerlik sorununu aşmış olacaklar.
Profesyonel orduya geçişle uygulama şansı artacak olan bu projeyi iktidar partisinin de sahiplenmesi hiç yanlış olmaz.
Büyük hedeflerde birleşmek mümkündür ve bu yaşanıyor zaten.
Cumhuriyet’in yüzüncü yılında Türkiye’nin “dünyanın en büyük on ekonomisine giren ülke” olacağını ilk Başbakan söylemişti.
Bu hedefe Kılıçdaroğlu’nun ağzından CHP de sahip çıktı.
Liderlerden bu hedefe ne şekilde yürüyeceklerini anlatmalarını isteyelim.
Büyük hedeflerde birleşmek, komplolar içinde yorulmaktan daha iyi değil mi?
Konuşan resim
Haberin Devamı

