Konuşalım!

Türkiye'nin siyaset gündemi yarım kalmış tartışmalar hurdalığına benziyor...

Haberin Devamı

Türkiye'nin siyaset gündemi yarım kalmış tartışmalar hurdalığına benziyor.

Hiçbir görüş ayrılığı çözüme ulaşmıyor, bu yüzden şüphe, endişe ve gerginlik stokumuz sürekli olarak yükseliyor.

İktidarın 23 Nisan atraksiyonlarının üstünü başka tartışmalar örttü.

Oysa askerlik çağına gelmiş çocuklarla mecliste gerçekleşen imam hatip şovu ve küçücük kız öğrencileri kara çarşafa özlem sapkınlığının kuklası olarak kullanan cüret ve son yapılan o iki acayip konuşma sadece not edilip bir kenara kaldınlmamalı idi.

Çünkü ne anlama geldiği belirsiz sözler güvensizlik uçurumlarını derinleştirmek suretiyle toplumdaki kamplaşmaları keskinleştiriyor.

Başbakan ile Meclis Başkanı'nın sözlerinde ifadesini bulan özlemler demokrasinin geleceği için tehlikedir.

Arınç "kurumsal saltanat" tan yakınırken aslında millet meclisinin, hiçbir başka kurumla egemenliği paylaşmayan "tek sulta" olmasını savunuyor.

Başbakan'ın türban ve imam hatip gibi sorunları meclis yerine "kurumlar arası mutabakat" arayarak çözmekten yana olması, düne kadar onu daha demokrat gösteriyordu ama artık öyle değil.

Çünkü hayal ettiği "o gün geldiğinde" Başbakan'ın düşlediği egemenlik ile Arınç'ın savunduğu egemenlik arasında bir fark yoktur.

Tehdit sökmez..
Egemenliği bugünkü haliyle Başbakan da Meclis Başkanı gibi duvar yazısı olarak görüyor. Farkları ne?.. Muhafazakâr tabana verdikleri sözleri yerine getirmek için biri meclis çoğunluğunu silindir gibi kullanmaktan bahsediyor, öteki laik kurumlan ikna etmenin sabrını gösterelim diyor.

23 Nisan konuşmaları, AKP'nin gizli gündemi bulunduğu şüphelerini derinleştirmiştir.
Parti önderleri her niyete çekilen mesajlar vermekten, hele sahip oldukları meclis çoğunluğunu "tek güç" göstermekten sakınmalıdır. Çünkü tehdit kokuyor. Ve işe yaramaz.

Yarasaydı "kanlı mı olacak, kansız mı olacak" diyen Er-bakan, hapse girmemek için çıraklarının merhametine muhtaç hale düşmezdi!

DİĞER YENİ YAZILAR