Konuş Başkan!

Keşke Dilara ölmeseydi de biz belediye müteahhitlerinden yediğimiz kazıkları yemeye devam etseydik

Haberin Devamı

Keşke Dilara ölmeseydi de biz belediye müteahhitlerinden yediğimiz kazıkları yemeye devam etseydik.

Ama Dilara öldü ve onun ölümü bize soyulduğumuzu öğretti.

Eğer müteahhit firmalar aldıkları işi yarı fiyatına taşeronlara devrediyorsa, her 100 liralık iş için 200 ödüyoruz demektir.

Bakanlıklar artık yatırım yapmıyor, kamu yatırımları belediyeler eliyle yürütülüyor. İhale düzeni bu yüzden devasa boyutta yolsuzluklar ve yeni yeni iktidar zenginleri üretmektedir.

İşler o kadar “kör gözüm parmağına” fütursuzluğu içinde yürüyor ki fark edilmemesi olanaksızdır. Böylesine cüretkâr işleri ancak organize ilişkiler gerçekleştirebilir.

Biz VATAN olarak Dilara’nın üstüne yemin ettik.

“Dilara’yı öldüren cehalet ve hırsızlık düzenini aydınlatmaya çalışacağız” dedik.

Baskın taktiği mi?

VATAN dün “Soruyoruz” manşetiyle çıktı:

“Sayın Topbaş, Dilara’nın ölümünden sorumlu tutarak sözleşmesini feshettiğiniz MVM’nin patronu Şahin’le 6 Mart Salı gecesi makam odanızda görüştünüz mü?”

Belediye Başkanı Topbaş dün soruları cevapladı. O görüşmeyi yaptığını, müteahhitle kendisini gerçekten birkaç gün öncesine kadar aynı avukatın temsil ettiğini, MVM’ye uyguladıkları iki yıllık yasağın kapsamına firmanın son aldığı 187 milyon euro’luk işin dahil edilemeyeceğini anlattı.

Demek ki bu sorular, sorulması gereken sorularmış. Ama cevapları kamu vicdanını tatmin etmemiştir.

Topbaş’ın hesap vermesi gerekiyor. Halbuki o liderinin sıkça başvurduğu “baskın çıkma taktiği”ni uygulayarak bize soru sormuştur.

Dünkü basın toplantısında şöyle demiş: “Bu soruları soran gazeteye ben de başka bir soru soracağım. Belediyeden ne istediniz de olmadı? Cevabını manşetten versinler.”

Yoksa müfteri olur

Başkan’ın dileğini yerine getirdik bugün. “Senden bir şey isteyen namerttir” dedik. Şimdi bu cevap Topbaş’a, ne biliyorsa, ne demek istiyorsa onu açık açık söylemesi borcunu yüklüyor.

Aksi halde iftiracı durumuna düşecektir.

Bu konuda bildiği somut bir şey olamaz. Çünkü VATAN’ın belediye ile hiçbir menfaat ilişkisi yoktur, olmamıştır, olmayacaktır.

O zaman muhallebi kıvamlı bu suç iması, içinde yaşadığı siyasi iklimden etkilenmiş bir tahmin olabilir. Bu siyasi iklimde yaşayan karakterler, kimsenin hak, hukuk, yetim hakkı için savaşacağına, bu uğurda belediye gibi bol kepçe kaynak dağıtan bir kurumla kötü olmayı göze alabileceğine inanamaz.

Sayın Başkan; sizi yanılttığımız için kusurumuza bakmayın.

Bu “kusur”u kutsal emanet gibi taşıyacağız!

DİĞER YENİ YAZILAR