Bir milleti ayrılıklar yaratıp nefret üreterek bölebilirsiniz. Ama bunu Türkiye’de başarmak kolay değil.
Çünkü bin yıllık bir alaşımın ürünüdür bu millet. Onu birbirine düşürecek nifakı 40 bin kurban bile yaratamadı.
Bölücülerin ihanete teşvik ettikleri kitle yani Kürtler, insanlık onuruna sahip tek yaşamı Türkiye’de buluyorlar.
Ezilen bir azınlık gibi değil, ekstra imtiyazlara sahip bir temel unsur olduklarını biliyorlar.
Ama tahrik, tehdit, baskı bitmiyor.
Terör asit gibi yiyor birleştirici değerleri.
İnsanlık suçu olan teröre karşı elde edilen askeri başarılar, ekonomik, siyasal ve kültürel açılımlarla sağlamlaştırılmadığı için “sil baştan” beyhudelikleri sık sık doğuyor.
Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un hesabı doğrudur: 26 yılda 30 bin terörist öldürüldü. Örgütün mevcudu 6 bin olduğuna göre şimdiye kadar 5 PKK bitirilmiş.
Ama Orgeneral Başbuğ, bölücü örgütün siyasal boyutu ile “inanılmaz derecede endişe verici” hale geldiğini belirterek uyarıyor.
Çünkü on gün önce bir teröristin “intikam çağrıları”na sahne olan cenazesine ülkenin birlik ve bütünlüğü üstüne yemin eden bir milletvekili katılmıştır.
Komutana göre orada açılan “intikam” yazılı pankart Mehmetçiği öldürme çağrısı idi ve Anayasa’ya bağlılık yemini etmiş bir milletvekilinin orada bulunması “toplumsal çatışmayı tetiklemek”ti, “insanlığa, vatana, millete ihanet”ti.
BDP Genel Başkanı Demirtaş da Başbuğ’a sert tepki gösterdi ama siyasetçiler askerlerini kalleş pusularda yitiren ve bu yüzden gözüne uyku girmeyen bir komutanın hassasiyetini anlamalıdırlar.
Yapacakları şey de haklı bir eleştiriye cevap yetiştirmekten önce öldürülen teröristleri yücelterek başka gençleri dağa özendiren tutumlardan parti olarak uzak durmak olmalıdır.
Çünkü Demirtaş’ın gitmeye devam edeceklerini söylediği cenazeler, ihanete devşirilmiş, öldürmek için saldırırken ölen teröristlerin cenazeleridir.
Bakın artık aynı aileden ikinci şehitlerin verildiği bir evreye girdik.
Herkes aklını başına toplasın.
Evet, aklını yitirmemiş herkes bilir ki terör yoluyla bu büyük ülkeye diz çöktürmek mümkün değildir. Sabır, metanet ve cesaret ihanetin sonunu getirecektir.
Burada önemli olan esenliğe mümkün olan en az kayıpla ulaşmaktır.
Muhalefet, Başbakan’ın yaptığı görüşme ve teröre karşı işbirliği çağrılarını bir an önce kabul etmelidir.
Eşkıyanın Kandil’deki elebaşı İngiliz Times Gazetesi’ne yeni bir saldırı dalgası başlatacakları iddiasında bulunmuştur.
İktidarın başarısızlığından yararlanma fırsatçılığının değil, eksiklerini tamamlama özverisi göstermenin zamanıdır.
Yandaşlık zor iş!
İktidar yandaşı bir gazete dün önemli (!) bir haber vermişti:
Sözde PKK’nın elebaşıları Karayılan’ı Fehman Hüseyin ve Cemil Bayık’ı Kuzey Irak’taki inlerinde yakalamak amacıyla istihbarat birimleri “özel ekip” oluşturmuştu.
Bu haber okuyucular için mi, yoksa yakalanması için özel ekip oluşturulan eşkıya önderleri için mi yazılmıştı?
Haberi oluşturan arkadaşların, eşkıyayı uyararak saklanmalarını sağlamak gibi bir niyetleri olamaz herhalde.
Zaten eşkıya da kaçmak, saklanmak gibi bir mecburiyet duymaz.
Çünkü böyle bir hazırlığın gazete manşetinden duyurulmayacağını bilirler.
Peki niyet ne?
Herhalde saf okurları, AKP iktidarının terörle mücadele alanında çok iyi işler yaptığına inandırmak...
Bir de manşeti boş bırakmamak.
Komutan haklı
Haberin Devamı

