Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” atasözünün ifade ettiği çaresizlik yeni tip siyasetin fırsatı haline dönüştü.
Başbakan’ın dün aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşma, kömür yardımlarının Mart’taki yerel seçimlerde AKP’nin en önemli kozu olacağını gösteriyor.
Kömür yardımlarına yönelen eleştirilere köpüren Başbakan “Bunu oy toplamak için yapıyorlar ifadesi çok çirkindir” dedi.
Kömür dağıtmanın amacı, yoksulların en azından AKP’ye ısınmalarını sağlayarak Mart’ta oylarını bu teşekkür borcu altında kullanmalarına zemin hazırlamak değil mi?
Başbakan “Oy için yapmıyoruz” diyor. Peki niçin yapıyorlar? İşte cevabı:
“Anayasamız Türkiye Cumhuriyeti devletini demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlamış. Sosyal bir hukuk devleti olmanın özelliği budur da onun için!..”
Başbakan’a devletin niteliklerini hatırlatan her sebep hayra hizmet eder ama dürüst özeleştiriler eşliğinde ifade ediliyorsa.
AKP’nin sınav notları
AKP iktidarı azgın kadrolaşma temposu ile, kendi zenginlerini üretmeye kurgulanmış ihale düzeni ile milletvekilinden belediye başkanına rektörlerden okul müdürlerine kadar tepeden inme seçimlere dayanan yönetim anlayışı ile demokratik devletin altını oymuyor mu?
Laik devlet ilkesine bağlılık deseniz...
AKP’nin laikliğe karşı eylemlerin odağı haline geldiğine dair 1’e karşı 10 oyla alınmış Anayasa Mahkemesi kararı ortada; mürekkebi daha kurumadı.
Hukuk devletine bağlılık konusundaki iddiayı da, yargı kararlarına sürekli meydan okuyan tavırlar yalanlıyor.
Peki tüm bu eksik ve yanlışlara rağmen kömür dağıtılması, hiç değilse “sosyal devlet” olma vasfını veya iddiasını kurtarıyor mu?
Hayır, çünkü sosyal devletin ilk koşulu insan onuruna saygı göstermektir.
Çağdaş devletler bu sorumluluklarını her vatandaşına istihdam yaratmak suretiyle yerine getiriyorlar.
Parasını ödeseniz?..
O kadar da değil.. Çocukları sağlıkla büyütecek ve eğitecek, sonra istihdam sağlayacak, işsiz kaldıklarında, yaşlanıp emekli olduklarında kimseye boyun eğmeden yaşayacak şartları gözeterek nüfuslarını planlıyorlar.
Oralarda bizdeki gibi halka “Allah ne verdiyse çoğalın” diyen cemaatçi telkinler yapılmıyor. O nedenle de hiçbir demokrasi bizdeki gibi sadaka karşılığı oyları bloke edilmiş milyonlar yaratmanın ayıbına batmıyor.
Devletin Anayasa’da yazılı tüm kalitelerini korumasını ve hatta yüceltmesini bekleriz AKP’den. Ama tarih yaklaştığı için Mart’taki seçimleri kömür karası bulaşığından kurtarmaya birinci öncelik verilmelidir.
Sosyal devlet, yardıma muhtaç vatandaşını utandırmaz. Başbakan onuruna yediremediği için yardım başvurusu yapmayan kaç vatandaş bulunduğunu acaba merak etti mi?
Uygulamayı kömür ve gıda maddesi vermek yerine para ödeme modeline çevirmelidir.
O zaman sosyal devlet, sosyal adalete biraz daha yaklaşır. Mal dağıtılan yerde alım satım vardır. Yolsuzluklar en çok bu işlerde ürüyor; o parazitler de bu sayede kovulur.
AKP bu yüzden oy kaybederim diye korkmasın.
Bakarsınız onurlu insanların takdiri daha helâl oylar getirir; belli mi olur!
Kömür lekesi
Haberin Devamı

