Komik olmayın!

Üniversitede türban yasağını haklı bulan AİHM kararı belli ki çok tartışılacak. Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi'nin yasak kararına karşı Leylâ Şahin adlı tıp öğrencisi AİHM'de dava açmış, türban yasağının beş noktada Avrupa insan Hakları Sözleşmesi'ne aykırılık taşıdığını iddia etmişti

Haberin Devamı

Üniversitede türban yasağını haklı bulan AİHM kararı belli ki çok tartışılacak.

Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi'nin yasak kararına karşı Leylâ Şahin adlı tıp öğrencisi AİHM'de dava açmış, türban yasağının beş noktada Avrupa insan Hakları Sözleşmesi'ne aykırılık taşıdığını iddia etmişti.

Mahkeme, tartışmaya yer bırakmayacak bir netlikle şikâyeti geri çevirdi. Üç noktada kararını oybirliği ile aldı, iki konuda da bire karşı 16 oyla..

Cumhurbaşkanı Sezer, Anayasa Mahkemesi ile AİHM kararlarının aynı yönde olduğunu hatırlatarak bağlayıcı olduğunu belirtti ve "Hiç kuşkusuz konu hukuken kapanmıştır" dedi.

Ama Başbakan dün Cumhurbaşkanı'nın görüşüne katılmadığını söyledikten sonra uçağa atlayıp Katar'a gitti. Başbakan'a göre "Bu karar bir dosya ile ilgili verilmiş karardır; genelleştirmemek gerekir"...

Dizi dizi inciler..

Eğitim hayatını sürekli olarak imam hatip ve türban kavgaları ile karıştıran Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de Başbakan'in tezini savunmak amacıyla uzun açıklamalarda bulundu.

Çelik hukukçu olmadığını söyledikten sonra ahkâmlar kesti:

Başbakan gibi bu kararın bireysel, üstelik hukuki değil siyasal olduğunu iddia etti. Kararın "bağlayıcı" olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı'na katılmadığını öne sürerken şöyle dedi: 'AİHM kararları iç hukuku bağlayan hükümler değildir."

Bu kadar çok yanlışı üst üste yapabilmek için insanın herhalde Bakan Çelik gibi hukukçu olmayıp gülünç olmaktan korkmayacak kadar adanmış olması gerekir.

Evet AİHM kararları, ele aldığı dosyayı ilgilendirir. Ama örnek kararlardır ve aynı duruma uyan bütün başvurular için de modeldir.

Yani kararı hiç kimse "Leylâ Şahin türbanla üniversiteye giremez ama başkaları girebilir" diye tercüme edemez.

Macera hevesi

Bakan bu kararın iç hukuku bağlamayacağını iddia ederken Anayasa'nın 90'ıncı maddesini ya unutuyor veya unutturmaya çalışıyor. DGM'lerdeki askeri hakimlerin kaldırılmasında AİHM kararlarının etkili olduğunu ne kadar çabuk unuttular?

Bakan Çelik, hak-hukuk savunması yaparken dedikoduya dalma yanlışına da düştü:

"Leylâ Şahin'in kocası kendisiyle aynı dünya görüşüne sahip olmasına rağmen kocası üniversiteye gittiğinde herhangi bir engel çıkartılmayacak. Kadınlara karşı ayrımcılığı teşvik eden bir karardır.."

Çelik'e biri anlatmalı ki Leylâ Şahin düşüncesinden ötürü değil, düşüncesini simge olarak taşıdığı için yasağa çarptı.

Kocası da türban taksa o da üniversiteye giremez!

Böyle komik yorumlar aydın insanlan acı acı da olsa güldürür ama din sömürüsüne dayanan siyasetin tuzağına düşen yığınlarda en azından itaatsizlik kışkırtması yaratır.

AKP sözcüleri, hukukla çatışmanın heves edilecek bir macera olmadığını unutmamalıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR