Koca kulaklı canavar

Haberin Devamı

Hedef alınan kişi ve kurumlara yönelik gizli dinlemeler galiba iktidarı da tedirgin etmeye başladı.

İktidarın husumetine hedef olanlara genellikle aynı şeyler oluyor.

Önce konuşmaları kayda alınıyor ve toplumda “katli vacip” kanaati oluşturmak üzere bu kayıtlar medyaya sızdırılıyor.

Sonra gelsin polis ve savcılık soruşturmaları; kurtar yakanı başarabilirsen...

Komünist rejimin yıkılmasından önce Rusya’daki izlenme terörü üstüne anlatılan fıkraların bir gün gelip Türkiye’ye adapte edildiğini göreceğimizi bundan beş altı yıl önce birileri söylese kim inanırdı?

Ünlü fıkrayı hatırlarsınız:

Polis şefi önündeki rapordan başını kaldırıp karşısındaki adama “Burada senin hükümete, rejime hakarette bulunduğun yazıyor. Bant kaydı da var ne diyorsun?” diye sorar.

Adam kem-küm eder ve “Benim hakaret ettiğim hükümet bizim hükümet değildi” diyecek olur.

Şef adamın lâfını ağzına tıkar.

“Sus” diye bağırır.. “Ben hangi hükümete hakaret edileceğini bilmez miyim?”

Özel teşebbüs de var

Uluslararası raporlarda Türkiye insan haklarından özürlü ülkeler arasına yeniden girmiş bulunuyor.

Bunun etkisi mi yoksa bu tehlikeli silâhın bir gün geri tepeceği korkusundan mı bilmiyoruz, gizli dinlemelere karşı bir tepkinin iktidar kanadında da oluşmaya başladığını görüyoruz.

Bunu ilk TV 24’e verdiği mülâkatta Başbakan Erdoğan’dan dinledik.

Başbakan “insanların mahremine girmenin çok ciddi bir hukuk ihlâli” olduğunu, hükümet olarak “tedbir almanın gayreti”ne gireceklerini söyledi.

Ama aynı mülâkatta samimiyeti konusunda şüphe uyandıran başka ifadeleri oldu. “Teknolojinin bu kadar ilerlediği bir yerde illâ resmi kanallardan dinlenmenize gerek yok. Özel şirketler de var” dedi.

Başbakan böyle konularda tahmin yapmaz. Acaba dinlemeleri yapan kurumdan düzenli bilgi mi alıyor?

Korkunun sessizliği

Bitmedi... Gizli konuşma kayıtlarıyla hem toplumu hem yargıyı yönlendiren “merkez” acaba dinleme ve izleme işinde özel taşeronlar mı kullanıyor?

Birbirine güvenen insanların dahi telefonda veya başbaşa görüşmelerde iktidar hakkında kötü sözler söylemekten sakınmaları Başbakan’ı mutlu etmemelidir.

O sessizlik memnuniyetin değil korkunun sessizliğidir.

AKP iktidarı dinleme faaliyetlerine dayanarak siyasi tasfiye ve intikam operasyonu yürütürken koca kulaklı bir canavar yarattı.

Bu gidişe dur demekte gecikmek iktidarı yarattığı canavar tarafından yok edilen Dr. Frankeştayn’ın kaderine mahkûm edebilir.

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek kabinenin siyasi basiretini kanıtlamış en tecrübeli üyesidir. O, hukuk dışı dinlemelerin de medyaya sızdırmaların da önlenebileceğine inanıyor.

Doğrudur, Başbakan ve Bakanlar Kurulu toptan isterse bu rezalet biter.

Çünkü hukuk boşluğu yok dürüst bir iktidarın boşluğu var!

DİĞER YENİ YAZILAR