Başbakan bize kızmış... Öfkeyi hitabet sanatının unsuru olarak kullandığı için demek öyle gerekti!
Ama yine de daha tutarlı ve adaletli davranabilirdi.
Hatırlayacağınız gibi CHP milletvekili Ahmet Ersin, 2005 yılında 35 milyon YTL olan Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü’ne ait harcamaların 2006’da 250 milyon YTL’ye ve 2007’de 290 milyon YTL’ye fırladığını görünce Başbakan’a yönelik bir soru önergesi vermişti.
VATAN da bu sorunun cevapsız kalmaması için haberi önemseyerek okurlarına duyurmuştu. Çünkü olay böyle bir özeni hak ediyordu.
İki yılda yarım milyar doları bulan bir özel kalem harcaması varsa, orada en azından israf vardır.
Ayrıca yasama denetimi bir yıl önce tıkanmış, yine CHP’nin verdiği bir soru önergesi cevapsız bırakılarak kadük olmuştu.
Müsteşar habersiz mi?
Başbakan, Batman’da afet konutlarını teslim töreninde konuşurken bize de ateş püskürdü.
“Başbakanlık bütçesinde örtülü ödenek denilen bir kalem vardır. Bu örtülü ödenekten nerelere para harcanacağı yasayla belirlenmiştir. Bunun hesabını biz bu gazetenin patronlarına vermeye mecbur değiliz” dedi.
Evet, örtülü ödenek Özel Kalem başlıklı fasılda duruyorsa, gerçekten de Başbakan bu paraların nerelere, niçin harcandığının hesabını kimseye vermek zorunda değildir.
Ama Özel Kalem Müdürlüğü başlığı altındaki tahsis, gerçekten örtülü ödeneği içine alıyor mu?
Can alıcı nokta bu!.
Başbakan öyle olduğu izlenimini veriyor ama bizi bu yüzden eleştirmeye hakkı yoktur.
Çünkü anlaşıldığı kadarı ile Başbakanlık Müsteşarı bile bu paraların “örtülü ödenek” harcaması olmadığını düşünmüş, ödemelerin yıl sonundaki kesin hesap kanununda detaylandırılacağını cevap yazısında önerge sahibi milletvekiline bildirmiştir.
Aramaya devam...
Yani “Özel Kalem bütçesi örtülü ödenek” ise, bu gecikmiş gerçeği Başbakan’ın Batman’daki tören meydanından avaz avaz bağırarak ilân etmesi değil, zamanında kendi müsteşarının kulağına fısıldaması gerekirdi.
O zaman müsteşar, soru önergesini cevaplarken “Harcamalar Özel Kalem’e değil örtülü ödenek işlerine aittir” diye yazardı ve mesele o zaman biterdi.
Öyle olmadığına göre iki yılda harcanan yarım milyar doların gerçekten örtülü ödenek kullanmayı gerektirecek işlere, yani devletin yüksek menfaatlerine hizmet eden gizli ödemelere kullanılıp kullanılmadığını aramaktan vazgeçmemek lâzım.
Ayrıca unutmamalı; demokratik bir toplumda hesap vermek, küçültücü bir şey değildir.
Sesini yükselttikçe daha ikna edici olduğunu zanneden yöneticiler, devlet gücünü kişisel hınçlarını tatmin için kullanabileceklerini düşündürdükleri için sadece korkutucu olurlar.
Herhalde Başbakan Erdoğan’ın talip olduğu kimlik bu değil!
Kızacak ne var?
Haberin Devamı

