Kıymayın!

Haberin Devamı

Olaylar CHP’nin aklını ve bütün enerjisini Kurultay’a yoğunlaştırmasına izin vermiyor.

Kurultaya giden yolda dün sanki “uzaktan kumandalı mayın” patlatıldı. Kafalar karıştı ve delegelerin içine kurt düşürüldü:

“Acaba acele ederek Baykal’a haksızlık mı yaptık?”

CMK’nın 67. maddesi, davalı taraflara özel uzmanlarını mahkemeye dinletme hakkı tanıyor.

Deniz Baykal’ın avukatları bu haktan yararlanarak “Ulusal Kriminal Bürosu” adlı bir kuruluşa başvurmuşlar.

Dün bu uzman kuruluşun raporu açıklandı:

“Görüntülerdeki kişilerin Baykal ve Baytok olmadığı kanaatine vardık. Görüntüler montaj..”

Baykal’ın avukatları kasetle ilgili uzman kişi raporlarını savcılığa verdiler.

Burada önemli soru şudur:

Eski Genel Başkan “namus uğruna” mı yoksa Kurultay’ı etkilemek amacıyla mı bu hamleyi yaptı?


Beklemesi gerekirdi

CHP içinden hiç kimse ondan “temiz raporu” filan istemedi. Kaset çıktıktan sonra bırakıp giden kendisidir.

Komplo iddiasında bulunmuş, ama montaj için kullanılan görüntüler hakkında güçlü bir şekilde “yalandır, uydurmadır” diyememiş, hatta o görüntülerin şüphe edildiği gibi 8 yıl öncesine değil, yakın zamana ait olduğunu kendisi söylemiştir.

Tüm CHP kamuoyu Baykal’ın güçlü bir şekilde vereceği garantiyi duymak için günlerce ağzına baktı.

“Bana güvenin; varlığı iddia edilen ilişki iğrenç bir iftiradır” diye bağırsa kendisini istifaya mecbur eden o karabasan oluşmayacaktı.

O bakımdan Kurultay’ın aklını karıştırabilecek raporu açıklamak için keşke birkaç gün sabredebilseydi.

Rapora rağmen “Aday olmam söz konusu değil” dediğine göre ne yapmak istiyor?

Bunu bilemeyiz. Ama “Kırgın olduğu kaderden, Kılıçdaroğlu sayesinde yüzde 32’ye çıkan CHP oylarını aşağı çekerek intikam alıyor” diyenler olacaktır.


1970’ler Türkiyesi gibi

“Bu şerden bir hayır” doğacağını söyleyen Baykal’ın kendisidir.

Alçakça bir komplo yardımıyla da olsa CHP halkın yıllardır özlemini çektiği tarihi fırsatı yakalamıştır. Uyanan umut ve heyecan, 1970’ler Türkiyesi gibi ülkenin her köşesinde hissediliyor.

Partinin bu şansı en verimli şekilde değerlendirmesine zarar vermemek herkesten çok Baykal’ın sorumluluğudur.

Çünkü seçkin niteliklerine rağmen partinin bir türlü iktidar alternatifi haline gelemeyişinin görünürdeki tek sebebi kendisi olmuştur.

Son yıllarda sol parti kimliğini kaybeden CHP’nin şimdi kurultay kavgaları ve bölünmelerle harcadığı zamanı telâfi etme şansı doğmuştur.

Herkes yeni fikirler ve yeni projelerle yükselecek olan bir yeni sol parti bekliyor.

Umutlarını tüketmiş madenci yakınlarının isyanını bile anlamayan ve onlara şefkat gösteremeyen bir iktidara karşı alternatif, talihin bir lütfu olarak doğmuştur.

Böyle fırsat çeyrek yüzyılda bir ya gelir ya gelmez. Kıymamak lâzım!

DİĞER YENİ YAZILAR