Ergenekon soruşturmasının simgesi haline gelen Özel Yetkili Savcı Zekeriya Öz görevinden alındı.
Bu işlemi HSYK, terfi makyajı ile saklamaya çalıştı.
Öz, özel yetkilerinden arındırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne getirildi.
Ergenekon bağlantılı arama yakalama ve tutuklamaların hukuk dışı uygulamalar biçiminde yürümesi Savcı Öz’ü uzun zamandır şikâyetlerin hedefi yapıyordu.
Bu bakımdan tayinin geç bile kaldığını düşünenler az değil.
Ama haber Zekeriya Öz için sürpriz olmuştur. “Bu kararı beklemiyordum” demesinden belli.
Oysa iktidara yakın çevreler tayin kararını öğrenmişlerdi.
Samanyolu TV “Kollama” adlı dizinin geçen haftaki gösteriminde işaret fişeğini attı ve “Erkenkondu (Ergenekon) savcısı Zeki Yahya (Zekeriya Öz) bir komploya uğrayarak görevinden alındı.”
Bu görev değişikliğinin sebebini tahmin etmek zor değildir.
“Savcı Öz’ü doğmadan öldürülen bir kitap götürdü” diyenler haksız olmayacaktır.
Gerçekten de son günlerde Türkiye’nin dışarıdaki imajını yerle bir eden görüntüler, ona yönelen eleştiri ve tepkiler, iktidar için seçim arifesinde çok yıpratıcı olmaya başlamıştı.
Halk son dönemde huzura hasret yaşıyor. Neredeyse her gün işlenen hunharca cinayetlerden iktidarı sorumlu tutamayız ama siyasi davalara bağlı operasyonların bezdiren terör havası kimden sorulacak?
Suçlular neyse de, bu terör havasının suçlular yanında yaktığı masumlar ve mağdurların vebali kimin hesabına yazılacak?
HSYK kararında iktidar etkisi bulunmadığı iddiasına kimse inanmaz. Hükümet sezdiği olumsuz gidişe mutlaka çare bulmak istemiştir.
Uygunsuz bir yolun iyi bir amaç için bile olsa kullanılması hoş değil ama ne yapalım?..
Yoklukta buna da şükür!
Bir soru da şu olabilir:
Öz’ün gidişi neyi değiştirir?
Dün Ergenekon kapsamında Zirve Yayınevi cinayetine bağlı geniş çaplı bir operasyon yapıldı. Özel yetkili savcılık talimatıyla ev ve ofisleri aranan yedi ilâhiyatçıdan hiçbiri gözaltına alınmadı.
Acaba bu, Öz’ün gidişine bağlı bir tutum değişikliği olabilir mi?
Davaları izleyip, tutukluluğun peşin ceza olarak uygulanması devam ediyor mu, etmiyor mu; bunlara bakarak anlayacağız.
Yeni Başsavcı Turan Çolakkadı “Zekeriya Öz gitti, Ergenekon bitti diye bir şey yok” dedi dün.
Kimse öyle bir son istemiyor.
İstenen adalettir. Kurunun yanında yaşın da yanmasına sebep olan bu intikamcı ve korkutucu havanın son bulmasıdır!
Polisiye tedbire ince çıkış...
İş Bankası Genel Müdürü Özince cesur bir çıkış yaptı.
Kredileri daraltmayan bankalara karşı “polisiye tedbir” alınacağını açıklayan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a şöyle tepki verdi:
“Polisiye derken geriye herhalde basındaki gibi gelip götürmek kaldı!”
Hükümet kredileri sınırlamak için, bankaların topladığı paranın daha büyük kısmını Merkez Bankası’na devretmesini istiyor.
Uzmanlar “sıcak para girişinin önünü bu şekilde kesemezsiniz” diyor, krediler daralınca faizin yükselip üretimin ve büyümenin düşeceğini anlatmaya çalışıyorlar ama nafile..
Ekonomi dokuz yıldan beri kendi kuralları içinde işliyordu.
Ve ekonomiyi yönetme hevesinden uzak durmak AKP’nin dokuz yıldır yaptığı en başarılı işti.
Ersin Özince’nin göze aldığı cesur itiraz umarız iktidarı uyandırır!

