Kısır siyaset...

Haberin Devamı

Önümüzdeki seçimin meydan savaşı seçmen tabanının neresinde cereyan edecek belli oldu!

İktidar partisi, MHP içindeki muhafazakâr niteliği ağır basan seçmenleri, MHP ise AKP’de milliyetçi hassasiyeti yüksek seçmenleri kendi saflarına kazandırmaya çalışacak.

Öyle görünüyor...

Başbakan aylardan beri MHP tabanına yönelik mesajlar üretiyor ve yolluyor.

Amacı, referandumda “Hayır” oyu vermeye ikna edilememiş MHP’lilerin en geniş kesimini AKP’ye devşirmektir.

Bu kesimin MHP’den uzaklaşma kararını hızlandırmak amacıyla Başbakan Erdoğan ile yardımcıları MHP’nin baraj altında kalma riski yaşadığını iddia ediyorlar.

Bu tutum ilişkileri germiştir.

MHP, Kürt açılımı bağlamında iktidarın ülkeyi, çatışma riski yüksek bir bunalıma sürüklemekte olduğunu iddia ediyor.

Başbakan MHP’nin baraj korkusu ile hırçınlaştığını öne sürüyor.

MHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Başbakan’ı kastederek “dilini koparacağız” diyor. Başbakan da “Siz parti misiniz, kasap mısınız?” diye karşılık veriyor.

Olmayacak hedefler

Hafta başında arkadaşımız Ruşen Çakır’la konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli Başbakan’ın uyguladığı stratejinin farkında olduklarını söylemişti.

Dün VATAN’a konuşan MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı da uygulamaya koydukları misilleme tedbiri hakkında açıklamalarda bulundu.

Paçacı, iktidar partisindeki milliyetçi muhafazakâr milletvekillerine “Gönlümüz ve kapımız size açık“ diye seslenen bir karşı hamle hazırladıklarını belli etti.

MHP yöneticilerine göre AKP içinde bölünme siyasetinden rahatsızlık duyarak partiden ayrılmayı düşünebilecek 40 kadar milletvekili vardır.

Paçacı “Yaptığımız çağrıya olumlu cevaplar almaya başladık“ diye konuştu.

“Bu milletvekillerinin Sayın Bahçeli ile herhangi bir görüşmesi oldu mu?” sorusuna da “hayır“ demedi.

İki partinin siyasi eylemden ziyade psikolojik harekât diye adlandırmaya daha müsait bu sürtüşmesi, kelimenin tam anlamıyla “kısır çekişme”dir.

İnsaf ve objektif gözlem şu gerçeği teslim eder ki MHP’nin genel seçimde bir baraj sorunu yaşaması ihtimali ne kadar zayıfsa milliyetçi hassasiyeti yüksek AKP milletvekillerinin MHP’ye transfer olmaları ihtimali de o kadar zayıftır.

Siyaset şaşırırsa...

Bu çatışmada hiçbir taraf tam haklı veya tam suçlu değildir.

Siyaset yapma alışkanlığının karşılıklı suçlama temeline dayanması, gerçek meseleleri konuşmamıza ve anlamamıza izin vermiyor.

Önümüzdeki seçim de mi böyle geçecek?

İşsizlik, bölücü terör, yolsuzluk, yoksulluk, üretim, yatırım, eğitim, sağlık konularında hangi partinin ne fark ortaya koyduğunu bilemeyecek miyiz?

Kürt açılımı alanında yaşanan gelişmeleri avukatlarının Öcalan’dan taşıdığı haberlerden öğrenmeye mi devam edeceğiz?

Türkiye’ye yerleştirilmesi istenen füze kalkanı için muhalif partilerin bir görüşü var mı; duymayacak mıyız?

Dünyada Türkiye’yi önüne katmış bir rüzgâr esiyor.

Bu şansı iyi kullanmanın gerektirdiği kaliteleri öncelikle siyasetçi sınıfının kazanması gerekiyor.

Aksi halde bir yandan G-20’ye gireriz, ama öbür yandan da üniversitelerde hanidir uyumakta olan anarşi yılanını uyandırmanın yanlışına düşeriz.

Çok yazık olur.

Siyaset diline hakim olsun biraz!

DİĞER YENİ YAZILAR