Kırmızı Sokaklar

Türkiye'nin "Ilımlı İslâm" damgası yemesine zamanında güçlü tepkiyi gösteremedik. Cumhurbaşkanı ile birkaç komutandan yükselen itiraz sesleri, türban ve imam hatip sayıklayan iktidarın eylemleri ve Başbakan'ın yurt dışında sürekli din, iman söylevleri arasında kaynadı gitti

Haberin Devamı

Türkiye'nin "Ilımlı İslâm" damgası yemesine zamanında güçlü tepkiyi gösteremedik.

Cumhurbaşkanı ile birkaç komutandan yükselen itiraz sesleri, türban ve imam hatip sayıklayan iktidarın eylemleri ve Başbakan'ın yurt dışında sürekli din, iman söylevleri arasında kaynadı gitti.

Türkiye'nin başka gündemleri de var.

AB yolunda ve ekonomik istikrar arayışında basan sağlayan cabalar, Türkiye'nin laik niteliğini aşındıran sistematik faaliyetin üstünü örtmüştür.

AKP'li belediyelerde içkinin yasaklandığı alanlar sürekli genişliyor. İzinsiz Kur'an kurslarını cezadan kurtaran yasa değişikliği ve bu kursların Milli Eğitim Bakanlığı denetimi dışına çıkarılması çoktan unutuldu.

İçkili lokantalarla uğraşmak AKP'li belediyelerin son hobisi.. Denizli'den sonra Bursa Osmangazi Belediyesi de içkili yerleri kent dışına çıkarmaya karar verdi.

Yirmi yıllık bir içkili lokantanın kapatılmasından sonra Belediye Başkanvekili Abdullah Karadağ "Avrupa'da olduğu gibi sadece içkili mekânların bulunduğu Kırmızı Sokaklar oluşturmak" istediklerini, bunun için bölgeler belirlediklerini anlattı.

Parti üst yönetimi, oy avcılığı amaçlı din sömürüsü olan bu keyfi icraatı durdurmalıdır. Siyasette din sömürüsünün zararını bilmek için parti büyüklerinin anılarını tazelemeleri yeter.

Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın "Türban takmanın dinin gereği olup olmadığı bir yorum meselesidir" demişti.

Diyanet işleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu "Dindarlığımızı, içinde yaşadığımız ortama uydurmak lâzım" demiş ve dinle siyasetin birbirinden ayrılması gerektiğini söylemişti.

Görüldüğü gibi din adamları ve din bilginleri bu konularda siyasetçilerden daha doğru şeyler söylüyor, daha sorumlu davranıyor. Çünkü Allah korkusu ve bilim namusu onları sınırlıyor.

Ötekilerin öyle bir derdi yok; sorumsuzluğun "Kırmızı Sokaklar"ında gezinip duruyorlar!

AKP'nin en zayıf yeri

Siyasi dokunulmazlıklar bu iktidarın yumuşak karnı oldu.

Milletvekili dokunulmazlıkları durdukça dürüstlük propagandası inandırıcı olmayacak, muhalefetin şaibe iddiaları ise iktidara kolayca yapışacaktır.

İşte DYP lideri Mehmet Ağar'ı hedef alan AKP, kendisini iki büklüm eden yumruğu anında yedi: "Üç senedir 370 mebusunuz var. Yüreğiniz yetiyorsa kaldırın benim dokunulmazlığımı. Sizinkiler kalsın, benimkini kaldırın!"

Dün de ANAP lideri Mumcu aynı yere vurdu: "AKP hükümeti defalarca yolsuzluk olayları içinde yakalanmıştır. AKP'li görevliler, yetkililer mahkûm edilmiyorsa, bunun nedeni dokunulmazlıkların hâlâ onları koruyor olmasıdır!"

Dokunulmazlıkların kaldırılması için çağrı yapan Cumhurbaşkanı'na bir AKP'li milletvekili "Yemezler" demişti.

O istediğini yesin..

Hukuk devleti özürlü bu anlayış AKP'yi yemeye başlamıştır bile!

DİĞER YENİ YAZILAR