Kırmızı çizgiler

Haberin Devamı

Kürt açılımı, önüne serilen kırmızı halıda ilerlemeyi reddedip doğal zeminine yöneliyor galiba.

Çözümlerin asla terör örgütü veya uzantıları ile konuşulmaması gerekiyordu.

Çünkü terör örgütünü muhatap konumuna getirecek bir süreç barış değil olsa olsa kırgınlık, kızgınlık ve çatışma getirirdi.

Bu bakımdan Öcalan’ın İmralı’dan gönderdiği işaret fişeği hayırlı olmuştur.

Öcalan Kürtlerin bir ulus olarak varlığını tanıyacak, güvenliğini kendi sağlayacak, eğitimini, dini örgütlenmelerini, sporunu, meclisini ve belediyelerini kendisi yapacak haklar içeren bir açılıma “evet” diyeceğini duyurmuştur.

Uçmaya kalkışınca...

“Barzani’ninki gibi bir federasyon deseler bunu kabul etmem” demiştir ama meydan savaşı kazanmış bir komutan edası içinde dayattığı şartlar, federasyonun çok ilerisine geçmiştir.

Teröristbaşı bu tedbirsizliğe düşmese, ilerde bölünmeyi tetikleyecek bazı tavizlerin sözünü alabilirdi. Çünkü şu anda yaratılan hayalci ortam buna elverişlidir.

Öcalan kurnaz değilse bile kendi çizgisinde tutarlı olduğunu, üstüne oynayanlara göstererek onları şaşırtmıştır.

Şimdi düşünülen açılımları sadece meclis kendine iş edinecek, umarız Öcalan fazla uçtuğunu fark ederek yere basan öneriler getirecek ve tabii kazanılan zaman içinde imkânlar kadar “olmazlar” da daha iyi ortaya çıkacaktır.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ’un Harp Akademileri’ndeki konuşmasında atıfta bulunduğu “Devlet ve Kürtler” kitabının yazarı Prof. Metin Heper (Bilkent Üniversitesi) dün tartışmaya katılarak değerli uyarılarda bulundu:

“İdeolojileştirilmeye veya dinileştirilmeye çalışılan demokrasiler gibi etnikleştirilmeye çalışılan demokrasiler de idame ettirilemezler.. İdeolojik, dini ve etnik boyutlarda ciddi olarak parçalanmış ülkelerde demokrasinin yaşama şansı yoktur.”

Birden çok millet...

Etnikleşmiş bir demokrasinin kısa ömrü, şemsiyesi altında yaşayanlara ne getirir?

Onun cevabı da şu:

“Ana dilde eğitim gibi grup hakları ve federasyon gibi siyasi haklar, ikincil kimliklerin birincil kimliğe dönüşmesine, bir milletin içinden birden çok milletin ortaya çıkmasına yol açar. Yani açılımlar milli birliği ve toprak bütünlüğünü tehlikeye atmamalı.”

İktidarın henüz ortaya koyduğu bir proje yoktur. Ama akıl “kırmızı çizgiler”in nereden geçtiğini kolayca buluyor.

Şu andaki en önemli sorun hâlâ iktidarla muhalefet partileri arasındaki yıkılmış köprülerdir.

Köprüleri onarma sorumluluğu öncelikle iktidara düşüyor.

Hükümet planının Öcalan’ın yol haritasından sonraya kalması ilâve sorun yaratacaktır.

Başbakan ne yapmayı düşündüklerini CHP ve MHP liderlerine her şeye rağmen anlatmayı denemelidir.

Ama yok, “Bu iş olmayacak bir duadır. Ona rağmen amin diyorum, çünkü seçimde işime yarayacak” diyorsa o başka!..

DİĞER YENİ YAZILAR