Son seçimde milletin yarattığı öfke seli, çamura bulaşmış partileri silip süpürdü. Ama yeni gelenler de bu ibretten ders alamadı. Türkiye, şeffaflık ve dürüstlük liginin diplerinde sürünmeye devam ediyor.
Çünkü Tayyip Erdoğan seçimden önce milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıracaklarını taahhüt ettiği halde sözünü tutmadı.
Yolsuzluk suçlarının bile hesabı sorulamıyor. Batı'da milletvekillerinin, dolaylı bile olsa devletle çıkar ilişkilerine girmelerini önleyen, başbakanların, bakanların ticari işlerini kayyuma devretmelerini sağlayan yasalar ve kurallar işliyor. Bu sigorta devletle beraber siyasetçiyi de koruyor.
Bizde ise başbakanın şirketleri çoğalıyor, bakanların kirli çamaşırları, rakip bir partinin mecliste çoğunluğu elde edeceği dönemi bekliyor. Başanlı işler de yapsa kirli çamaşırlarından yükselen pis kokular yüzünden iktidar gözden düşüyor.
İnat, halkın içindeki şüpheyi tahrik ediyor. İnsanlar merak ediyor, "Bu kadar direndiklerine göre kim bilir neler götürüyorlar?."
Eski tas, eski hamam
Meclis Soruşturma Komisyonu, Karadeniz sahil yolu ihalesine fesat kanştırdığı iddiasıyla ANAP'lı eski Bayındırlık Bakanı Yaşar Topçu'nun Yüce Divan'a sevkine karar verdi.
Topçu bir TV'de kendini savunurken bugünkü Bayındırlık Bakanı Ergezen'i suçladı.
İddiasına göre Topçu bakanken Zeki Ergezen kendisine gelmiş, maddi sıkıntı çektiğini söyleyerek "Geçinemiyoruz, kardeşime iş ver" diye ricada bulunmuş.
Bu açıklamadan yola çıkan VATAN muhabirlerinin yaptıkları araştırma, Zeki Ergezen'in kardeşi Faruk Ergenezen'in bağlantılı olduğu şirketin AKP iktidara geldikten sonra işlerinin açıldığını ortaya koydu.
Faruk Ergezen'in şirketi şu anda en az üç kamu yatırımının yüklenicisi konumunda. Sade bir bakış, insana "Dün olduğu gibi bugün de bakan kardeşi veya yakını olmak varmış" dedirtiyor.
Ama meraklı bir bakış daha derin bir çıkar ilişkisinin şüphesini tetikliyor.
Kardeş payı şüphesi
Zeki Ergezen eski bakana "Geçinemiyoruz, kardeşime iş ver" demişse gerçekten, şimdi "Kardeşim bu işleri benim bakanlığımdan almadı" demesi kendisini kurtarmaz.
Çünkü o söz, siyasi etki ile elde edilen menfaatin "kardeş payı" bölüşüldüğünün delilidir. Ayrıca milletvekili olarak başka bir partinin iktidanndan istediği torpili, kendi hükümetinin bakanlarından haydi haydi isteyebilir.
Türkiye yolsuzluk liginde sürünmekten kurtulmak istiyorsa, sivri sinek kovalama dönemini kapatıp bataklığı kurutma aşamasına sıçramak zorundadır.
Çünkü dokunulmazlık koruyacak, şüphe çeken işaretler delil sayılmayacak ama devlet ve millet soyulmaya devam edecektir.
Çare dokunulmazlıkların kaldırılması ve Temiz Siyaset Yasası'nın çıkarılmasıdır.
Önünde sonunda yapacağız bunları.
İktidar ya millet istiyor diye hemen yapacak veya AB isteyeceği için daha sonra..
Temizliğe ite kaka razı edilen bir ülke olmak bizi rencide eder. Hükümeti de etmeli!
Kirli havuz
Son seçimde milletin yarattığı öfke seli, çamura bulaşmış partileri silip süpürdü. Ama yeni gelenler de bu ibretten ders alamadı. Türkiye, şeffaflık ve dürüstlük liginin diplerinde sürünmeye devam ediyor
Haberin Devamı

