Ege’deki iki büyük askeri tatbikatın son anda iptal edilmesi tatsız bir olaydır.
Kamuoyu bu iptalin nedeni hakkında aydınlatılmalıdır.
Doğru bilginin eksikliğinden doğan boşluğu dedikodu doldurur çünkü. Nitekim bu gerçek dün kendini tekrarladı.
İhtimaller peş peşe geldi:
En yaygın söylentiye göre Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna askerlerin katılmamasına tepkilerini göstermek için Cumhurbaşkanı ve Başbakan fırsat kolluyorlardı. Gül ve Erdoğan ortak atış tatbikatının geleneksel hale gelmiş “seçkin gözlemci günü”ne gitmemek suretiyle düşündüklerini yapmışlar, Genelkurmay da bu tepki kararını almıştır.
Diğer iddiaya göre Genelkurmay, seçime beş kala yeni bir Ergenekon tutuklamaları dalgası yaratılacağı yolunda dolaşan haberler karşısındaki hoşnutsuzluğunu göstermek istemiştir.
İnandırıcılığı en düşük üçüncü ihtimale gelince... Ekonomik iflâsın eşiğindeki Yunanistan’a iyi komşuluk jesti yapma telkinleri, kararda etkili olmuştur.
Hükümetle asker arasındaki gerginliğin artık hizmet ve eğitim alanında aksamalara sebep olması, vahim bir tablodur.
Güçlü devlet geleneğimiz bile bu yanlışın giderilmesine yetmiyorsa, çıkış yolu bulmak için karşılıklı özveri zamanı çoktan gelmiş de geçiyor demektir.
Anayasamız Cumhurbaşkanı’na “Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir” diye görev yüklüyor.
Ama Cumhurbaşkanı, çare bulacağı uyumsuzluğa katkıda bulunuyor!
AKP’nin dokuz yıllık iktidar tecrübesinden gelen güvenle, komplekslerinden arınarak askerle düzgün ilişkiler kurabilecek olgunluğu kazanmış olması gerekir.
Yaşanan gerginliğin askere de sıkıntıdan başka bir şey vermediği söylenemez. Asker de siyasetle ilişkilerinde yeni standartları hayata geçirmek, bazı hassasiyetlere saygı göstermek mecburiyetini herhalde anlamıştır.
Manevraların iptali kararı, hükümet-asker ilişkilerinde nihayet iyiye, doğruya yönelişin kırılma noktası olur umarız..
Neden MHP?
Cumhuriyet Gazetesi önde gelen kamuoyu araştırma şirketlerinin sahiplerinden değerlendirmelerini almış.
A&G’den Adil Gür, KONDA’dan Tarhan Erdem ve Metropoll’den Özer Sencar tarafından ortaya konulan görüşler tabii ki AKP’nin tek başına iktidara geleceği tahmininde birleşiyor.
Aslında bu tahmini yapmak için uzman olmak gerekmiyor.
İlgi çekici saptamaların başında gelen şey CHP’nin Doğu ve Güneydoğu’da güçlenen iddiasıdır.
Adil Gür’e göre Batman, Diyarbakır, Muş, Van, Şırnak ve Hakkâri gibi illerde CHP oylarını rekor düzeyde (tabii kendi rekoru) artıracak, buna karşılık AKP bir miktar kayba uğrayacaktır.
CHP’nin bölgedeki yükselişini Metropoll’ün sahibi Özer Sencar da tespit ettiklerini belirtiyor.
Merak uyandıran bir soru da “kaset depremi”nden MHP zarar gördü mü; gördüyse baraj altında kalacak duruma düştü mü?
Üç uzman da kaset şantajının MHP’ye zarar vermediği gözleminde birleşiyorlar.
Hatta Metropoll’cü Sencar, mağdur durumuna düşürüldüğü için son ankette MHP’nin 1 puan yükselmiş bile olduğunu belirlediklerini söylüyor.
Bunu ben de gözlüyorum. Eski bir bakan geçen gün bana “İlk defa bu seçimde MHP’ye oy vereceğim” dedi.
Dikkat; bu yönelişin içinde şantajcı alçaklara tepkilerin payı olabilir.
Ama MHP’yi asıl koruyan, MHP’siz bir meclisin yeni anayasa yapamayacağı idrakidir!
Kırılma noktası
Haberin Devamı

