Kime yarar?

Acele işe şeytan karışır sözünü en çok kullanan ve en çok ihlâl eden millet herhalde biziz...

Haberin Devamı

Acele işe şeytan karışır sözünü en çok kullanan ve en çok ihlâl eden millet herhalde biziz...
Muhalefetin çağrılarını iktidar zamanında dikkat alsaydı, muhtıra dahil pek çok talihsizlik başımıza hiç gelmeyecekti.

Durumun vehameti TV kanallarında birden çoğalan profesörlerden belli. Türkiye’de bir yer sarsıntıları ardından, bir de siyasal sarsıntılar anında veya sonrasında ekranlara bu kadar çok profesör üşüşür.

Bunun sebebi yapıların düzgün kurulamamasıdır. Avantajı elinde tutanın “avantayı ben kapayım” fırsatçılığı yalnız adaleti değil demokrasiyi de sakatlıyor.

Dün meclis AKP’nin “22 Temmuz’da seçim” önerisini kabul etmek zorunda kaldı. Öbür partiler tarihin yanlışlığını dillendirdilerse de “seçimden kaçıyor” demesinler diye ellerini kaldırdılar.

Tabii ki “teslim” anlamında iki ellerini birden...

Bizim haber servisi rakamları çıkarmış: 2006 Temmuzu’nda 4 milyona yakın vatandaş içerde, dışarda konaklamalı tatile çıkmış. Bu rakamın yüzde kaçı seçim haftasına denk gelir bilmiyoruz ama önemli bir kayıptır.

Sonra 2 milyona yakın seçmen de o tarihte yazlığında olacağı için oyunu kullanamayacak. Karadeniz’e gelince... İklim ve üretim şartları yazın en az 1 milyon 200 bin kişiyi seçim bölgesinden uzaklaştırıyor.
Ne olacak bu durumda?

“Hangi partiyi seçmeni zahmete katlanmaya değer buluyorsa o parti kazansın” deyip geçmek kolay. Ama seçim engelli koşu değildir.
Oy vermenin zahmeti arttıkça adaletsizlik de artacak, kutuplaşma körüklenecektir. Çünkü engelleri geçersiz kılmanın beylik yolu seçmeni kışkırtmak ve militanlaştırmaktır.
Geçen seçimde AKP bu bakımdan avantajlı oldu.
1. Dört buçuk yılda AKP’nin militanları zenginleşti.
2. O gün cezalandırılması gereken partiler vardı, hınçla koştular. Ama şimdi “Al ananı git” diyen bir iktidar var.
Yani AKP, rakiplerini “şapa oturttuğunu” düşünerek çok sevinmesin!

Yerle bir!

Okullarda yürütülen din sömürüsünü halk Genelkurmay’ın
“e-muhtıra”sı sayesinde öğrendi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hemen Orgeneral Büyükanıt’ı ziyaret etmiş, durumu izah etmiş.

Herhalde “çok yararlı bir görüşme” olmuştur!
Ama bizce Çelik bu bilgileri komutana verecek yerde reşit yaşa gelmeden zihinleri, benlikleri çalınan çocukların anne ve babalarına verse daha iyi olurdu.

Keşke bu ziyareti bir kaç gün daha geç yapsaydı.
Baksanıza bakanın seçim bölgesi olan Van’da bir lisenin sınıfı medrese düzenine sokulmuş.
Ayakkabılarını çıkarmış çocuklar yerlere oturmuş ders yapıyorlar. Okurken ileri-geri sallanıyorlar mı, o resimde belli değil.
Bakan bey komutana bu durumun “milli eğitimimizin yerle bir olduğu” anlamına gelmediğini de belki anlatırdı, huzur bulurduk!





DİĞER YENİ YAZILAR