Kime güvenelim?

Dost kötü günde belli olurmuş.. Bu özdeyiş Irak bunalımında bizi her adımda Amerika'ya biraz daha yaklaştırıyor

Haberin Devamı

Dost kötü günde belli olurmuş.. Bu özdeyiş Irak bunalımında bizi her adımda Amerika'ya biraz daha yaklaştırıyor. NATO'ya soğuma ve yabancılaşma sonucunu doğuracak bugünkü süreç, istikrar arayan Türkiye için çok hayırlı bir gidiş değildir. Ama ne yazık ki olaylar bu yönde gelişiyor. Avrupa'nın kararlan üstünde belirleyici güce sahip Fransa ve Almanya'nın tutumları Türk halkında şu yargıyı oluşturuyor: Avrupa'ya güven olmaz! Fakat diğer yandan dış politikada Amerika'nın alternatifsiz hale gelmesi de büyük riskleri içinde barındıran bir geleceğin güvensizliğini taşıyor. Afganistan'da Taliban rejimine son veren müdahale Amerika'nın 11 Eylül'e yönelik intikam duygularını tatmine yetmedi. Çünkü Bin Ladin ve El Kaide yok edilemedi. Saddam, hayalet kovalamaktan yorulan Amerika'ya gözle görülür, elle tutulur bir düşman sunuyor.

Niyetlere bomba..
Amerika'nın Irak'a yönelik olarak hazırlandığı "önleyici savaş" şu anda somut bir güvenlik tehdidini mi hedef alıyor? Hayır.. Washington Saddam'ın kafasında var olduğunu iddia ettiği niyetleri bombalayacak. Yarın öbür gün aynı gerekçeyi başka komşularımız için de öne sürer ve benzer hareketlere girişmeye kalkışırsa ne yapacağız? Yani bu bağlamda ABD de çok güven verici değil. Çünkü Irak savaşında Amerika'yı desteklemek için geçerli olan ekonomik bağımlılıkla ilgili mecburiyetler o zaman da kararlarımızda belirleyici olabilecektir.

Kalkanlara selâm..
NATO Türkiye'nin korunma talebini yarın karara bağlayacak. Fransa ve Almanya, BM'den silâh denetçilerinin bugün verecekleri rapora dayalı bir yaptırım kararı çıkmadıkça belli ki vetolarını geri çekmeyecekler. Bu Amerika'yı durdurur mu? Çok zor.. Çünkü Batı sistemi kendini koruma konusunda irade eksikliğine düşerse Saddam, daha büyük cüret kazanacaktır. Şu aşamada NATO içindeki ihtilâfın çözümlenmesi ve BM Güvenlik Konseyi'nden ortak bir karar çıkması, en az Irak kadar bizim geleceğimizi de ilgilendiriyor. Bu arada canlı kalkanları selâmlamak istiyorum. Onların kahramanlığı, geri dönülmez vicdan azabına karşı belki son güvencedir. Savaşta "düşman"ın direnme gücünü kırmak için sivil altyapı imha ediliyor.Amerika Körfez Savaşı'nda su arıtma tesislerini yok etmişti. İnsan Hakları İzleme Komitesi Temsilcisi Peter Bouckaert "Bu uygulama, bombaların neden olduğundan çok daha fazla sayıda sivilin ölmesine neden oldu" diyor. Dileriz Irak sorunu savaşsız çözülür. Ama savaş olursa, Irak halkını Saddam'dan kurtaracağını söyleyen Amerika, Saddam'a bile rahmet okutacak böyle bir canavarlığı asla yapmamalı!

DİĞER YENİ YAZILAR