Laikliğin yasalarla korunmasına gerek kalmadığına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı kaynadı gitti.
Oysa enine boyuna tartışılması gereken bir mesele idi.
Neyse ki Yargıtay Başkanvekili Osman Şirin bir panelde "Mahmut Esat Bozkurt bütün saygınlığıyla 79 yıl boyunca hükümranlığını sürdürdü. Geçmiş dönemi sonlandırıyoruz. Şimdi yeni dönem başlıyor" dedi de konu yeniden güncelleşti.
Ankara Üniversitesi Senatosu "Sayın Şirin'in kapandığına işaret ettiği dönem, bağımsız laik Türkiye Cumhuriyeti dönemidir" diye tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Sezer de, Medeni Kanunu'nun kabulünün 79'uncu yıldönümü mesajında Şirin'e dolaylı bir gönderme yaparak "Atatürk devrimleri, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli yapıtaşlarıdır" dedi.
Faşizm ve şeriat
Acaba gerçekten demokratik cumhuriyetin temeli olan laiklik, toplumun bilinçli sahipliğinden daha fazla bir koruma tedbirine ihtiyaç duymuyor mu?
Demokrasi, kendisini yok etmeyi amaçlayan niyetlerin ifade edilmesine, iş şiddet ve zor kullanma çizgisine dayanana kadar özgürlük mü tanıyor?
Hayır Avrupa demokrasileri faşizme karşı kendini yasal yaptırımlarla koruyor, Avrupa Birliği Avusturya'da olduğu gibi ırkçı söylemlerine rağmen seçilmiş siyasetçilerin bile iktidarını önleyebiliyor.
Türkiye'nin şeriatçı tehdide karşı toplumsal güvenceleri, Avrupa ülkelerinin ırkçı tehditler karşısındaki durumundan daha mı güçlü?
Demokrasi, düşmanlarının merhametine terk edilemeyeceği gibi sırf ona inanan yığınların bilincine de emanet edilemez. Çünkü bu anlayış çatışma doğurur.
Güvence kalmaz
Laikliği savunanlara "dinsiz" diyen biri, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca bir oy farkıyla suç işlememiş sayılmıştır.
"Laiklik dinsizliktir" demek düşünce açıklamak mıdır? Hayır..
Çünkü bu toplumda kin ve düşmanlık yaratma kasti taşımıyorsa ortada onaylanmayacak bir cehalet var demektir.
Laiklik, dinsizlik veya dini inkâr etmek değildir. Dünyanın her yerinde laik denince, dine inanan, fakat dinin devlet düzenine temel yapılmasına karşı çıkan insanlar akla gelir.
Laik insanlara "dinsiz" suçlamasının yapılabildiği bir ortamın sebep olabileceği felâketlere Sivas katliamı dahil yığınla örnek vardır.
"Laiklik dinsizliktir" suçlamasının özgürlük sayıldığı bir düzen, laikliği savunanlara tehdit ve baskı iklimi getirebilir. O zaman laiklik, toplumun sahipliğinden de mahrum kalabilir.
Laikliği savunmak, kişisel riskler almayı gerektiren bir kahramanlık olmamalıdır.
Yargının görevi toplumda kutuplaşmalara imkân vermemek olmalı..
Düşmanlık özgürlük değildir.
Kime emanet?
Laikliğin yasalarla korunmasına gerek kalmadığına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı kaynadı gitti
Haberin Devamı

