Kim inanır!

Tayyip Erdoğan seçimden önce dokunulmazlıkları kaldıracaklarına söz vermişti. Ama AKP'li milletvekilleri, yargıya bugünkü haliyle güvenemeyeceklerini söyleyerek zırhlarını bırakmak istemiyorlar

Haberin Devamı

Tayyip Erdoğan seçimden önce dokunulmazlıkları kaldıracaklarına söz vermişti.

Ama AKP'li milletvekilleri, yargıya bugünkü haliyle güvenemeyeceklerini söyleyerek zırhlarını bırakmak istemiyorlar.

Suçlanan milletvekillerinden hangisi mahkemeye gönderilecek, hangisi kurtarılacak; oturup kendi aralarında karar veriyorlar.

Meclis dün dokunulmazlık zırhına sahip olmayan eski bakanların kaderleri üstünde belirleyici kararlar aldı.

Bu hesabı sormak hakları ve görevleridir. Ama kendi üyeleri hakkında 129 dokunulmazlık dosyasını açmayarak yargının önünü kapatan bir meclis, milleti samimiyetine inandırabilir mi?

Dokunulmazlıktan ya tüm Baü demokrasilerinde olduğu gibi daraltırsın veya hakkında suç dosyası bulunan milletvekillerini yargıdan kaçırmazsın.

Güvenmedikleri yargıdan kendilerini korumak için dokunulmazlık zırhından vazgeçmemeyi meşru bir hak gibi savunan milletvekilleri şimdi eski bakanları yargıya gönderecekler.

Amaç intikam değil de adaletse bu büyük bir çelişki değil mi?

Eskiden Yüce Divan'da yargılanması gereken liderler, pazarlık yoluyla karşılıklı olarak aldanırlardı.

Şimdi aynı büyük günahın tekrarlanacağı şüphesi uyanacaktır.

CHP, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında soruşturma önergesi hazırlamıştı. Hemen sonra AKP'den bir haber sızdı:

"O zaman biz de Kemal Derviş için aynı şeyi yaparız!"

Bu oyunlarla siyaset temizlenemez.

Tam tersine, siyaset temiz ve nitelikli insanlara daha çok hasret kalır.

Çare adalete güvenmektir. Güven eksiğini giderecek düzenlemeleri yapmaktır.

Meclis, özellikle iktidar çoğunluğu mahkeme kuracağına bunu yapsın.

Kiri yüzüne gözüne bulaştırmasın!



Çankaya'da iyi ki Sezer var..
Değiştirilen Kur'an Kursları Yönetmeliği, ülkenin geleceğine ve çocuk haklarına karşı suç girişimi idi.

İyi ki Sezer var.

Cumhurbaşkanı dün Diyanet İşleri Başkanı'nı çağırdı ve bu sayede hayırlı bir ricat olanağı sağladı.

Kurslann süre sınırlamasını kaldıran, katılacak çocukların yaş sınırını indiren, eğitim birliği ilkesini zedeleyen, arka bahçeyi genişletme amacına hizmet eden bu yönetmelik, tartışmalara ve tepkilere neden olmuştu.

Dini siyasete alet eden zihniyetin çocukları feda eden bu oldu-bitti girişimi Sezer sayesinde durdurulmuştur.

Ama sorun bitmedi.

AKP'nin uyandırdığı güvensizlik, dinin terör amacıyla kötüye kullanıldığı bir geçitte, herkese uyanık olma sorumluluğu yüklüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR