Kılavuz karga

Trafik kazalarında, töre cinayetlerinde ve maganda teröründe can kaybına uğramak hakarettir!

Haberin Devamı

Trafik kazalarında, töre cinayetlerinde ve maganda teröründe can kaybına uğramak hakarettir!

Bu milletin kendine reva gördüğü en aşağılayıcı hakaret...

Hayvanları bile terbiye edebilen insanların, kendi canına veya başka canlara zarar vereceğini bile bile aynı yanlışları usanmadan tekrarlamasına ne anlam verebiliriz?

İşte Bursa-İnegöl'ün bir köyünde sünnet düğünü yine cenaze evine dönüştü. Genç bir maganda ruhsatsız silâhı ile ateş etmeye başlayınca düğünde dans edenler ve onları izleyen misafirlerden altısı yere düştü. Hastaneye yetiştirilmeye çalışılan yaralılardan biri öldü.

Ankara Üniversitesi DTC Fakültesi 2. sınıfında okuyan Sezin Akoy, ailesinin ve köyün gurur duyduğu çalışkan ve güzel bir kızdı.

- Çocuğum niye ateş ettin?

- Aşka geldim ağabey.

- İyi ama 6 kişiyi vurdun, biri de öldü.

- Ben onlara değil havaya ateş ettim.

- Boynun devrilsin!

Savaş eğitimi mi?
Yazık ki bunca kurbana rağmen acılardan ders alamamak hepimizi beddua etmenin çaresizliğine mahkûm etmiştir.

Fakat toplumsal tepki ne eğitimsiz kitleyi yola getiriyor; daha beteri, ne de yasaları caydırıcı hale getirmesi gereken parlamenterleri etkiliyor.

Ruhsatsız silâh kullanmanın cezasını 1-3 yıldan 2-5 yıla çıkarmak üzere CHP'li Milletvekili Orhan Eraslan'ın verdiği yasa teklifine AKP'li Kara nasıl karşı çıkmıştı, hatırlayın:

"Geleneklerimiz var, biz asker milletiz. Bulunduğumuz coğrafya sıkıntılı. Silâhı öcü gibi gösterip toplumdan ayrı tutmanın anlamı yok. Milleti silâhtan soğutmayın!"

Aklı ve ahlâkı inkâr yolunda bundan daha cüretkâr bir muhalefet olabilir mi? Olamaz ama olmuştur ve dediğini de yaptırmıştır.

Biz asker millet (!) olduğumuz için halkımız ruhsatsız silâhlarla rastgele insan öldürmekte, sıkıntılı coğrafyamızın hazırladığı kötü sürprizlere karşı böylelikle savaş eğitimini geliştirmektedir!

Kader değil seçim
Hayır, sakın "Allah'ım biz böyle yöneticilere lâyık mıydık?" diye yaradana sitem etmeye kalkışmasın kimse.

Onları biz seçtik. Demokrasilerde her toplum lâyık olduğu kişiler tarafından yönetilir.

Hatırlarsanız tam bir yıl önce Enerji Bakanı'nın Ordu'daki bir düğüne gidişi sırasında iki AKP'li milletvekili silâhlarını çekip havaya ateş ederek karşılama yapmışlardı.

Günlerce yazıldı, çizildi, ne oldu?

Göreceksiniz, önümüzdeki seçimde parti o milletvekillerini Ordu'dan yine aday gösterecektir. Hepsi amatör birer toplumbilim uzmanı olan liderler, halkın kendilerini iyi yerlere götürecek lokomotifler aramadığını çok iyi bilmektedir.

Aziz halkımız alıştığı ve sevdiği tatları ve kokulan terk edemiyor.

O nedenle kılavuz kadrolarında hep kargaları istihdam ediyor!

DİĞER YENİ YAZILAR