Bir ülke kendi elleriyle geleceğini nasıl zora sokar?
Türkiye'nin Kıbrıs politikası bu sorunun ibretli bir cevabıdır.
Kopenhag'la fırsatı kaçırdık. Görünürdeki sorumlu KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'tir. Çözümsüzlük yalnız Kıbrıs Türkü'nün hayatını karartmıyor, daha büyük zararı Türkiye'ye veriyor.
Ana vatandan cesaret almayan Denktaş, istese bile böyle bir sonucun mimarı olamazdı.
Vebal arayanlar asıl Ankara'ya baksınlar.. AKP iktidan çözüm iradesi taşıdığına göre daha derinlere baksınlar..
Müzakere masasında 12 Aralık öncesinin gücüne sahip olamayacağız. Kozlarımızı harcadık.
Artık "zararın neresinden dönülse kârdır" tesellisine oynayacağız.
Eğer 28 Şubat 2003'e kadar anlaşma sağlanabilirse, nisandaki Atina Zirvesi'nde Kıbrıs bütün halinde AB'ye girecektir. Aksi halde Kuzey Kıbrıs dışarda kalacaktır.
Hayatını Kıbrıs Türkü'nün kurtuluşuna adayan Rauf Denktaş için böyle bir son, hezimet olur.
Destansı bir yaşam öyküsü, lânetli bir sonla kapanır.
Güvenlik barışta
Artık zaman lehimize çalışmıyor. Dışişleri Bakanı Yakış sadece Güney Kıbrıs'ın Kıbrıs'ı temsilen AB'ye girmesi halinde AB ülkelerinin Türk Ordusu'nü işgalci güç olarak göstermeye tevessül edebileceklerini söyleyerek "Böyle bir tehlike, böyle bir ihtimal vardır" diye konuştu.
Halkın iradesine dayanmayan hiçbir gücün böyle bir maliyeti ödemeye Türkiye'yi ve Kıbrıs Türkü'nü mahkum etme hakkı olamaz. Çünkü bu, yalnız
Kıbrıs Türkü'nü siyasi eşitlik ve egemenlik haklarını güvence altına almış bir barıştan ve refahtan mahrum etmekle kalmayacak, Türkiye'yi de AB hedefinden kopararak belâlı bir coğrafyada maceracı bir karanlığa itecektir.
Türkiye'nin güvenliği barışçı bir çözümde mi, yoksa geleneksel dost ve müttefiklerini karşısına almakta, ambargolarla, dışlamalarla, içte yaratılacak kışkırtmalarla kuşatılmakta mı?
Türkiye, kalkınmasına harcayacağı kaynaklan daha ne kadar çözümsüzlüklerin bataklarında, çoraklıklarında israf edecek, kurutmaya devam edecek?
Denktaş kilidi
Kıbrıs Rum yönetimi "Gelin size AB pasaportu verelim" diye Kıbrıs Türklerine dün çağn yaptı.
Denktaş, gidenlere "vatan haini" mi diyecek?
AKP lideri Erdoğan Kıbrıs'ta "çözümsüzlük" ve "ver-kurtul" politikası dışında üçüncü bir yolun bulunduğunu, bunun "ada gerçeklerine dayanan, Kıbrıs'ın dünya ile entegrasyonunu gözeten ve Kıbrıs Türk tarafının varoluş davasına da hizmet eden bir çözüm" olduğunu söyledi. Doğrudur..
CHP milletvekili, emekli büyükelçi Şükrü Elekdağ, Kıbrıs'taki görüşmelerinden sonra şu izlenimleri aktardı:
"Kıbrıs'ta herkes 'barış gelsin fakat Rumları içimize sokmayın' diyor. Barışı almak için verilecek toprağın miktarı değil niteliği önemlidir. Verimli toprakların ve su kaynaklarının yarıdan fazlası geri isteniyor. Bu dengeyi gözetmek koşulu ile müzakereden kaçmamak lâzım.."
Dileriz bu macera şubatın bitmesine bir hafta kala "Denktaş'tan kurtulmak lâzım" çaresizliğine gelip dayanmaz!
Kıbrıs'ta üçüncü yol
Bir ülke kendi elleriyle geleceğini nasıl zora sokar? Türkiye'nin Kıbrıs politikası bu sorunun ibretli bir cevabıdır.
Haberin Devamı

