Keskin sirke küpüne zarar

Haberin Devamı

Başbakan, içindeki diktatörü susturamadığı sürece zarar görecektir.

Çünkü tartışmaya değer bir konu ortaya attığında bile başkalarının çözüme katkıda bulunmasına zaman tanımıyor tek karar verici olarak “doğru budur” diye kesip atıyor.

İtiraz sesi gelirse ya “ananızı da alın gidin” diye bağırıyor veya ihanete eş suçlamalar püskürüyor!

Son olarak terör haberlerini verme konusunda medyaya “ayar” çekti.

Terör kurbanlarının “ayılma bayılma” görüntülerinin “ülkeye mi, terör örgütüne mi hizmet” ettiğini sordu.

Gerçekten tartışmaya değer...

Terörün amacı silâhlı propagandadır. 11 Eylül saldırısında İkiz Kuleler’in enkazından ceset bulunan görüntü yayınlanmadı.

İngiliz medyası kendi kararı ile IRA terörünü, şiddet propagandasına hizmet etmemek için asgari boyutlarıyla duyurdu.

Bunlar Başbakan’ı destekleyici örneklerdir.

Ama şu da var:

Böyle bir zorlama, terör örgütünü medyanın görmezden gelemeyeceği büyük eylemlere teşvik ve tahrik etmez mi?

IRA’nın zaman zaman sarsıcı etki arayışı ile otel, disko gibi sivil hedeflere saldırması, karşı tezi güçlendirmez mi?

Yazık ki Başbakan tartışma değil itaat istiyor. Nitekim hemen noktayı koydu:

“Medya bilerek terör örgütüne yandaşlık yapmaktadır. Bu kadar ağır konuşuyorum!”

AKP, güdümlü medya uygulamasına her gün biraz daha bağımlı hale geliyor.

Bu yüzden özgür toplumun gücü olan alternatif fikirlerden yararlanma imkânını yitiriyor. Ama medya uyarmaya devam edecektir.

Mesela AKP’nin “sıfır terör” ile iktidarı devraldığını hatırlatanları Başbakan “Ne sıfırlanmıştı be... Ne yalan söylüyorsunuz!” diye azarladı ya, haklı değildir.

Öcalan’ın yakalanışını izleyen yıl gerçekten PKK terörü marjinal hale gelmişti ve bu başarıda, profesyonel asker ve polis özel timlerinin etkisi büyük oldu.

Bugün toplanacak MGK’da bu yapıyı eski gücüne kavuşturacak kararın verilmesi çok yerinde olur.

Teröriste karşı etkinlik sağlanmadan terör üreten sebeplerin üstüne yürümek başarı getirmiyor!



*****


Sağduyu ve özveri


Türkiye Değişim Hareketi’nin önderi Sarıgül çok kimseyi şaşırtan bir karar verdi.

Baykal’lı CHP’den umudu kesen cumhuriyetçileri peşine takan girişimini parti olmanın eşiğinde tatil etti.

Çünkü parti kurmayı zorunlu kılan sebep ortadan kalkmış, CHP’de lider değişikliği ile yeni bir dönem başlamıştı.

Bu gerçeği görmezlikten gelmek, en başta kendisine güvenerek peşine takılanları hor görmek olacaktı.

Demokrasimizin ürettiği tarihi bir fırsata karşı koymak olacaktı.

Mustafa Sarıgül, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin yarattığını düşündüğü umuda, siyaset dünyamızın alışık olmadığı bir özveri ile şans tanımış destek vermiştir.

Bunu yaparken cumhuriyetçilere buluşacakları yeri de göstermiştir.

Sarıgül vazgeçmeseydi kuracağı parti Genç Parti kendisi de ikinci bir Cem Uzan olur, AKP’ye alternatif olacak hareketi bölerdi.

Değişime değil, yorulan AKP iktidarının değişmezliğine hizmet ederdi.

Akıllı ve erdemli bir seçim yapmıştır!

DİĞER YENİ YAZILAR