Her seçimin bir mesajı olur. Dünkü seçimin mesajı umut ve cesaret vericidir.
Halk ülkenin sahibi olduğunu göstermiş deyim yerinde ise iktidar partisine “kendine gel” uyarısı yapmıştır!
İl genel meclisi seçimi sonuçları, “Eğer bu yapılan, bir genel seçim olsaydı ne olurdu?” sorusuna doğru cevabı verecek rakamları ortaya çıkarıyor.
Yazının kaleme alındığı saatte AKP’nin son genel seçime göre yüzde 6 kadar gerilemiş durumda olduğu görülüyordu.
2007 Temmuzu’nda oyların yüzde 46,7’sini alan AKP’nin dün yaşadığı gerileme yenilgiye uğradığı anlamına çekilebilir mi?
Tartışmalı... Çünkü sonuçta bu bir yarıştır ve AKP yarışın galibidir. Ama galibiyetin niteliğine de bakmak lâzım... Halk, özellikle de uyanık kentli seçmen AKP’nin yanlışlarını görmüş, kredisini kesmiştir.
Ekonomik krize müdahalesindeki gecikmesini, işsizlik karşısındaki duyarsızlığını, Deniz Feneri rezaleti ile öteki yolsuzluklar karşısındaki pişkin tutumunu ve özellikle de liderinin kibirli ve despot gidişini cezalandırmıştır.
Sonuç AKP’ye birçok belediye kaybettirmiştir ama bu durum iktidar partisinin her yerde ve her kesimde var olan ve birinciliğe yarışan parti kimliğini değiştirmemiştir.
Dün gece AKP’nin genel merkezi ve il merkezleri seçim kazanmış bir partinin sevinç ve güvenini yansıtmıyordu. Belli ki parti beklediğini bulamamıştır.
Keşke Başbakan Erdoğan 2002 seçimi ardından “kendilerine oy vermeyen kesimleri de kucaklayacakları”nı vaat eden o unutulmaz konuşmasının benzerini yine yapabilseydi.
Çünkü o anlayış asıl şimdi lâzımdır.
AKP koyduğu yüksek hedeflere ulaşamadığı için kendisini hezimete uğramış hissetmemeli, oy kaybındaki sebepleri doğru tahlil etmeye bakmalıdır.
En doğru telâfi yolu budur.
Başbakan, çoğunluk demokrasisinden çoğulcu demokrasiye geçişi önce kendi aklında sonra partisinin eylemlerinde gerçekleştirmelidir. Özellikle halkın eğitimli kesiminde AKP hâlâ kitle partisi gibi görülmüyor ve güvenilmiyor.
Her seçim adeta rejim konusunda “devam mı, tamam mı” üstüne kurulu bir referandum görüntüsü taşıyor. Yazıktır...
Dünkü seçime yurt dışından pek çok vatandaşın sırf böyle bir korkuya karşı görev şuuruyla koşup geldiklerini biliyorum.
Ülkeye ve cumhuriyete sahip çıkanların yarattığı oy kaymasını AKP ve lideri küçümsememelidir. Eğer eğitimli orta sınıfın tedirginliklerini gidermenin samimi çabasına girerse bu, AKP’ye kaybettiğinden daha fazlasını kazandırır.
Bu noktada ciddi bir iktidar alternatifi olmaktan uzaklaştığı görülen CHP’nin rolüne de dikkat çekmek gerekiyor.
CHP’nin değişime açık bir sol parti olma umudu azaldıkça AKP’nin kendini düzeltme mecburiyeti de hafifliyor.
CHP’ye yeni bir genel başkan ve yeni bir anlayış getirecek olursa bu, dünkü seçimin en büyük kazancı olur!
Artık iki turlu olmalı
Belediye başkanları iki turlu seçimle belirlenmeli.
Dünkü seçimler bu ihtiyacı hepimize duyurmuş olmalıdır.
Ankara başta birçok yerde seçilen başkanlar, kent halkının yarıdan fazlasının başında görmek istediği kişiler olmayacaktır.
İki turlu seçimle bu sakıncayı ortadan kaldırmanın çaresi varken Ankara halkının yüzde 60’ının başında görmek istemediği Gökçek’i tekrar koltuğa oturtmanın demokrasiyle bağdaşır bir yönü olamaz.
Meclis, bir sonraki seçime kadar bu sorunu çözmelidir!
Kendine gel!
Haberin Devamı

